Polis Akademisi Başkanlığı Adli Bilimler Enstitüsü Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği; enstitünün akademik yapısını, lisansüstü programlarını ve laboratuvar faaliyetlerini düzenler. Adli bilimler alanı, ceza yargılamasında delilin üretildiği ve yorumlandığı zemin olduğundan, buradaki idari düzenlemeler dolaylı biçimde savunma hakkını da ilgilendirir. Enstitü çıktılarının yargılamada nasıl kullanılabileceği, yönetmelik metninden ayrı bir usul sorunudur.
Akademik Faaliyet ile Adli Rapor Ayrımı
Enstitünün eğitim ve araştırma faaliyeti ile bir dosyada düzenlenen adli rapor birbirinden farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu, bilirkişi atanmasını ve raporun içeriğini kendi kurallarına bağlar. Bir akademik birimin uzmanlık alanına girmesi, o birimde görevli her akademisyenin somut dosyada bilirkişi sıfatı kazanacağı anlamına gelmez; görevlendirmenin usulüne uygun yapılmış olması aranır.
Delil Zincirinde Kırılma Noktaları
Laboratuvar incelemesine konu materyalde savunmanın en çok üzerinde durduğu başlıklar şunlardır:
- Örneğin el konulma anından laboratuvara ulaşana kadarki teslim kayıtları
- Muhafaza koşullarının materyalin niteliğine uygunluğu
- İnceleme yönteminin raporda açıkça belirtilmesi ve tekrarlanabilir olması
- Karşı incelemeye imkân verecek şekilde numunenin bir kısmının saklanması
Bu halkalardan birinin kopması, raporun sonucunu tek başına geçersiz kılmasa da güvenilirliğine yönelik ciddi bir itiraz zemini oluşturur.
Rapora İtiraz Ederken Ne Yapılmalı?
Rapora itiraz, sonuç cümlesine karşı çıkmakla sınırlı kalırsa etkili olmaz. Etkili itiraz; kullanılan yöntemin sınırlarını, hata payını ve alternatif açıklama ihtimalini gösterir. Ceza Muhakemesi Kanunu, tarafların uzman görüşü sunmasına imkân tanır; bu görüş, teknik itirazın mahkemeye anlaşılır biçimde aktarılmasını sağlar. Yeni bilirkişi incelemesi talebi de bu teknik gerekçelerle desteklendiğinde karşılık bulur.
Kolluk Bağlantısı ve Tarafsızlık Tartışması
Enstitünün Emniyet teşkilatı bünyesindeki bir akademiye bağlı olması, kurumsal tarafsızlık tartışmasını gündeme getirebilir. Bu, kişisel bir isnat değil, yapısal bir usul sorusudur ve savunma tarafından ileri sürülebilir. Değerlendirmede belirleyici olan, raporu düzenleyenin somut dosyada soruşturma faaliyetine katılıp katılmadığıdır.
Burada anlatılanlar genel niteliktedir. Adli rapora dayanan bir ceza dosyasında itirazın kapsamı ve zamanı sonucu doğrudan etkilediğinden, dosya özelinde savunma stratejisi bir hukukçuyla birlikte kurulmalıdır.