4798 sayılı karar, Kırıkkale'de kurulacak Seyifli Kök-Olunlu Yeni Kök enerji nakil hattının yapımı amacıyla bazı taşınmazların acele kamulaştırılmasını öngörür. Acele usulün olağan kamulaştırmadan ayrıldığı nokta, idarenin bedel süreci tamamlanmadan taşınmaza girebilmesidir. Bu yazı, el koyma aşamasında malikin elinde hangi imkânların bulunduğunu ele alır.
Acele usul ile olağan kamulaştırmanın farkı
Olağan kamulaştırmada önce bedel belirlenir, ödeme ve tescil sonrasında idare taşınmazı kullanmaya başlar. Acele usulde ise mahkemece belirlenen bir bedel depo edildikten sonra idareye erken el koyma yetkisi tanınır; bedel tartışması sonrasında devam eder. Yani el koyma kararının verilmiş olması, ödenecek nihai bedelin kesinleştiği anlamına gelmez.
Mahkeme aşamasında neler yapılır
El koyma talebi üzerine mahkeme keşif yapar ve taşınmazın durumunu tespit eder. Bu ilk keşif, aslında dosyanın fotoğrafını çeken aşamadır: arazideki ağaçlar, yapılar, ekili ürün ve mevcut kullanım o gün tutanağa nasıl geçerse, sonraki tüm tartışma bu kayıt üzerinden yürür. Malikin bu aşamada pasif kalması, ilerideki bedel davasında telafisi zor bir eksiklik yaratır.
Savunmada öne sürülebilecek noktalar
- Kamulaştırma haritasının parsel sınırlarıyla örtüşmemesi
- El koyma talebinin kapsamının, karardaki alanı aşması
- Taşınmaz üzerindeki yapı, tesis ve dikili varlıkların tespite girmemesi
- Hisseli mülkiyette paydaşlara usulüne uygun bildirim yapılmaması
- Geçici çalışma alanlarının kamulaştırma kapsamı gibi kullanılması
El koyma sonrası doğan zararlar
İdare taşınmaza girdikten sonra ortaya çıkan ürün kaybı, toprak tahribatı veya sulama tesisinin zarar görmesi, kamulaştırma bedelinin içinde otomatik olarak yer almaz. Bu kalemler için zamanında delil tespiti yaptırmak gerekir. İnşaat başladıktan sonra arazinin eski hali ispatlanamaz hale geldiğinden, tespit talebi geciktirilmemelidir.
Uygulamada sık görülen usul hataları
- Tebligatın eski adrese yapılması ve malikin süreçten geç haberdar olması.
- Mirasçılar arasında yalnızca birine ulaşılmasıyla yetinilmesi.
- Keşif tutanağına itirazın sözlü bırakılıp yazıya geçirilmemesi.
- Depo edilen bedelin nihai bedel sanılarak sürecin takipsiz bırakılması.
Yukarıdaki bilgiler genel usul bilgisi niteliğindedir. El koyma dosyanızda hangi adımın hâlâ mümkün olduğunu belirlemek için, evraklarınızla birlikte hukuki değerlendirme almanız uygun olur.