Bazı anlaşmaların yürürlüğe girdiği tarihlerin tespit edilmesine ilişkin 4835 sayılı karar, ilk bakışta teknik bir bildirim gibi görünse de hukuki uyuşmazlıklarda doğrudan sonuç doğuran bir işlevi vardır. Çünkü bir anlaşmanın hangi tarihte yürürlüğe girdiği, somut olaya hangi kuralın uygulanacağını belirler. Bu rehber, yürürlük tarihinin pratikte nasıl kullanıldığını ele almaktadır.
İmza, onay ve yürürlük aynı tarihler değildir
Bir uluslararası anlaşma bakımından birden fazla tarih söz konusudur: metnin imzalandığı tarih, iç hukukta uygun bulma ve onay işlemlerinin tamamlandığı tarih ve nihayet anlaşmanın taraflar arasında hüküm doğurmaya başladığı tarih. Bu tarihler çoğu zaman birbirinden aylarca hatta yıllarca farklıdır. Uyuşmazlıkta esas alınması gereken, kural olarak anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihtir.
Zaman bakımından uygulama sorunu
Anayasa uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar iç hukukta bağlayıcı sonuç doğurur. Buna karşılık bir anlaşma, kural olarak yürürlüğe girdiği tarihten önce tamamlanmış olaylara uygulanmaz. Bu nedenle dosyada şu sorunun net biçimde cevaplanması gerekir: uyuşmazlığa konu olay, anlaşmanın yürürlük tarihinden önce mi sonra mı gerçekleşmiştir? Sürekli nitelikteki ilişkilerde ise olayın hangi kısmının hangi döneme düştüğü ayrıca ayrıştırılmalıdır.
Hangi alanlarda pratik etki doğurur?
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında, hangi vergilendirme dönemine hangi metnin uygulanacağı
- Sosyal güvenlik anlaşmalarında, yurt dışında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi
- Adli yardımlaşma ve tebligat anlaşmalarında, yapılan işlemin geçerliliği
- Tanıma ve tenfiz taleplerinde, karşılıklılık koşulunun hangi tarih itibarıyla değerlendirileceği
- Yatırım ve ticaret anlaşmalarında, uyuşmazlık çözüm mekanizmasına başvuru imkânı
Doğrulama nasıl yapılır?
- Anlaşmanın uygun bulunmasına ilişkin işlem ile onay ve yayım işlemleri ayrı ayrı tespit edilir.
- Metnin kendi yürürlük hükmü okunur; çoğu anlaşma, bildirimlerin tamamlanmasına bağlı bir yürürlük düzenlemesi içerir.
- Sonradan yapılan protokol ve değişikliklerin ayrı yürürlük tarihleri bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
- Resmî Gazete yayımına dayanmayan bilgiler, dosyada dayanak olarak kullanılmaz.
Yürürlük tarihine ilişkin hatalı bir kabul, esasa ilişkin savunmayı bütünüyle geçersiz kılabilir. Uluslararası unsur taşıyan dosyalarda metnin ve tarihlerin resmi kaynaktan doğrulanması, hukuki değerlendirmenin ilk adımı olmalıdır.