4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, yabancı yatırımcının Türkiye'deki faaliyetini izin rejiminden çıkarıp serbestlik ve eşit muamele esasına dayandıran bir çerçeve kanundur. Kısa bir metin olması yanıltıcıdır; asıl belirleyici olan, bu kanunun sağladığı serbestliğin sektörel özel mevzuatla nasıl kesiştiğidir.
Temel Yaklaşım: İzin Değil Serbestlik
Kanunun ana fikri, yabancı yatırımcının yerli yatırımcıyla eşit muamele görmesi ve kural olarak önceden izin aranmamasıdır. Bunun karşılığı ise bilgilendirme yükümlülüğüdür: yatırıma ilişkin bilgilerin ilgili idareye belirli dönemlerde bildirilmesi beklenir. Bu bildirimlerin aksatılması, yatırımın geçerliliğini etkilemese de idari sonuç doğurabilir ve teşvik başvurularında sorun yaratır.
Serbestliğin İstisnaları
Genel serbestlik, her sektörde sınırsız yatırım anlamına gelmez. Bazı alanlarda özel kanunlar pay oranı, ortaklık yapısı veya faaliyet izni bakımından ek şartlar getirir. Yatırım kararı öncesinde şu üç katman ayrı ayrı kontrol edilmelidir:
- Bu kanunun sağladığı genel çerçeve
- Faaliyet gösterilecek sektörün kendi mevzuatı
- Taşınmaz edinimi söz konusuysa buna ilişkin özel sınırlamalar
Kâr Transferi ve Değer Tespiti
Kanun, yatırımdan doğan gelirlerin yurt dışına transferini serbest bırakır; ancak transferin bankacılık ve vergi mevzuatına uygun biçimde belgelendirilmesi gerekir. Sermaye olarak getirilen nakdi ve ayni varlıkların değerinin usulüne uygun tespiti, hem ortaklık ilişkisinde hem de sonraki çıkış işlemlerinde tartışmayı önler. Ayni sermayede değerleme raporunun eksikliği, yıllar sonra ortaklar arasında ihtilaf kaynağı olabilmektedir.
Uyuşmazlık Çözümünde Tahkim Seçeneği
Yatırım sözleşmelerinde tahkim şartı sıkça tercih edilir. Ancak tahkim şartının yazımı, uygulamada davanın kendisi kadar önemlidir. Şartta tahkim yerinin, uygulanacak hukukun, dilin ve hakem sayısının açık biçimde belirlenmesi; ayrıca hangi uyuşmazlıkların kapsam dışında kalacağının yazılması gerekir. Belirsiz kaleme alınmış bir tahkim şartı, taraflara hız kazandırmak yerine yetki tartışmasıyla süreci uzatır.
Yatırım Öncesi Kontrol Listesi
- Şirket türü ve ortaklık yapısının hedeflenen faaliyete uygunluğu
- Bildirim yükümlülüklerinin takvime bağlanması
- Sektörel izin ve lisans gerekliliklerinin önceden tespiti
- Sözleşmelerde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık maddesinin netliği
- Personel istihdamında çalışma izni sürecinin planlanması
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Yatırımın yapısı, sektörü ve ortaklık modeli sonucu değiştirebileceğinden, karar öncesinde hukuki ve mali danışmanlıkla birlikte planlama yapılması yerinde olur.