İçeriğe geç
AC

Coğrafi Bilgi Sistemleri Kararnamesi (49 Sayılı CBK): Mekânsal Veri Paylaşımında Uyum ve Sorumluluk

11 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

49 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, coğrafi bilgi sistemlerine ilişkin çerçeveyi belirleyerek kamu kurumları ve özel aktörler arasında mekânsal verinin üretimi, paylaşımı ve kullanımına düzen getirmeyi amaçlar. Harita, altlık veri ve konum bilgisiyle çalışan her kurum ve şirket bakımından bu düzenleme doğrudan operasyonel sonuç doğurur.

Veri Kimindir, Kim Sorumludur?

Mekânsal veride en sık karşılaşılan tartışma, verinin üreticisi ile onu işleyip ürüne dönüştüren taraf arasındaki yetki ayrımıdır. Bir veri seti üzerinde yapılan iyileştirme, o setin kullanım koşullarını değiştirmez. Bu nedenle projelerde kullanılan her katmanın kaynağı, sürüm tarihi ve kullanım izni ayrı ayrı kayıt altına alınmalıdır.

Kişisel Veri Boyutu Gözden Kaçırılmamalı

Konum bilgisi, tek başına anonim görünse bile başka verilerle birleştiğinde belirli bir kişiye ulaşılmasını sağlayabilir. Bina, parsel ve adres düzeyine inen çalışmalarda kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın gerekleri devreye girer. Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler:

  • Verinin hangi amaçla toplandığının ve bu amaçla sınırlı kullanıldığının belgelenmesi
  • Detay düzeyinin, amacın gerektirdiği ölçüyü aşmaması
  • Üçüncü taraflara aktarımda sözleşmesel güvencelerin yazılı hâle getirilmesi
  • Saklama sürelerinin tanımlanması ve süre sonunda imha kaydının tutulması

Kurumlar Arası Paylaşımda Sözleşme Disiplini

  1. Paylaşımın konusu olan katmanlar ad ve sürümüyle tek tek sayılır.
  2. Kullanım hakkının süresi, coğrafi kapsamı ve alt lisans verilip verilemeyeceği belirtilir.
  3. Verideki hatalardan doğacak sorumluluğun sınırı açıkça düzenlenir.
  4. Güncelleme sıklığı ve güncel olmayan veriden doğacak riskin kime ait olduğu kararlaştırılır.

Uyuşmazlıkta Delil: Sürüm Kaydı

Bir projede kullanılan altlığın hatalı olduğu iddiası gündeme geldiğinde, karar anında hangi sürümün elde bulunduğunu gösteren kayıt belirleyici olur. Sürüm ve indirme tarihini gösteren log kayıtlarının tutulmaması, teknik olarak haklı olan tarafı ispat bakımından zor duruma düşürür.

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; veri türüne ve paylaşım modeline göre yükümlülükler değiştiğinden, projeniz özelinde ayrı bir hukuki inceleme yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla