4947 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilatı Kanunu, sosyal güvenlik alanında örgütlenmenin çerçevesini çizen bir teşkilat kanunudur. Teşkilat kanunları vatandaşın hakkını doğrudan tanımlamaz; buna karşılık hakkın hangi birim önünde ileri sürüleceğini belirlediği için, başvurunun kaderi çoğu zaman burada tayin edilir.
Teşkilat kanunu neden bir dosya meselesidir
Bir prim borcuna, hizmet birleştirmesine veya aylık bağlama işlemine itiraz edilirken, dilekçenin muhatabı yanlış seçildiğinde evrak çoğunlukla ilgili birime iletilir; ancak bu iletim zaman alır ve bazı hallerde başvurunun tarihi tartışmalı hale gelir. Doğru muhatabı baştan belirlemek, hem cevap süresini kısaltır hem de sürelerin işleyişine ilişkin ihtilafı önler.
Başvuru öncesi üç soru
- Uyuşmazlık hangi işleme dayanıyor: tescil, prim tahakkuku, denetim raporu, aylık bağlama?
- İşlemi tesis eden birim merkez teşkilatı mı, taşra ünitesi mi?
- Konuda kanunla kurulmuş özel bir itiraz veya değerlendirme komisyonu öngörülmüş mü?
Üçüncü soru özellikle önemlidir; çünkü özel bir itiraz mercii öngörülmüşse, bu aşama tüketilmeden yapılan başvurular sonuç doğurmayabilir.
Yanlış mercie başvurunun sonucu
Yanlış birime yapılan başvuru genellikle hakkı ortadan kaldırmaz, fakat iki somut zarar doğurur: cevabın gecikmesi ve dosyanın parçalanması. Aynı konuda farklı birimlere yazılan dilekçeler farklı içerikte cevaplar aldığında, sonradan açılacak davada hangi işlemin dava konusu edileceği belirsizleşir. Bu nedenle her başvurunun bir kopyası, evrak kayıt numarasıyla birlikte tek dosyada tutulmalıdır.
Adli yargı mı, idari yargı mı
Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında sigortalılık, hizmet tespiti ve aylık gibi konular ile kurumun idari düzenleme ve personel işlemleri farklı yargı kollarında görülebilir. Görev konusu, dava dilekçesi hazırlanmadan önce netleştirilmediğinde dosya görev yönünden reddedilir ve zaman kaybı yaşanır. Uyuşmazlığın niteliği kadar, kimin taraf olduğu da bu ayrımda belirleyicidir.
Yazışmayı delil haline getirmek
Kuruma yapılan her başvuruda konu tek cümleyle özetlenmeli, talep açıkça yazılmalı ve ekler numaralandırılmalıdır. Sözlü olarak alınan bilgiler dosyada delil değeri taşımadığından, gişede veya telefonda verilen cevaplar da kısa bir yazılı başvuruyla teyit edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar yol gösterici niteliktedir; sosyal güvenlik dosyalarında sonuç, işlemin türüne ve tarihine göre değiştiğinden, itiraz öncesinde dosyanızın bir avukatla incelenmesi zaman ve hak kaybını önleyebilir.