5086 sayılı Kanun, yabancılara ikinci el taşıt satışı konusunu düzenler. Bu satışlar, taraflardan birinin yabancı olması nedeniyle sıradan bir araç devrinden farklı bir belge zinciri gerektirir. Uygulamadaki sorunların çoğu satış bedeli ya da aracın durumundan değil, alıcının hukuki statüsünün belgelenmesindeki eksiklikten kaynaklanır.
Satıştan Önce Alıcının Statüsünü Netleştirin
Yabancı alıcının Türkiye'deki hukuki konumu, işlemin nasıl yürüyeceğini belirler. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında geçerli bir ikamet izni bulunan kişi ile kısa süreli bulunan kişinin durumu aynı değildir. Bu nedenle satış görüşmesinin ilk aşamasında pasaport, yabancı kimlik numarası ve ikamet belgesinin geçerlilik tarihleri kontrol edilmelidir. Belgenin işlem tarihinde geçerli olması, sonradan doğacak tescil sorunlarını büyük ölçüde önler.
Noter Devri ve Tescil Aşaması
Araç mülkiyetinin devri noterde yapılan işlemle gerçekleşir; ancak devir tek başına yeterli değildir, trafik tescil kaydının da usulüne uygun biçimde güncellenmesi gerekir. Tescil aşamasında istenen belgeler tamamlanmazsa, satıcı kayden malik görünmeye devam edebilir. Bu durumun pratik sonucu ağırdır: idari para cezaları, vergi yükümlülüğü ve kazalardan doğan sorumluluk tartışmaları kayıt maliki üzerinden yürütülür.
Satıcı İçin Kontrol Listesi
- Alıcının kimlik ve ikamet belgelerinin fotokopisini işlem dosyasında saklayın.
- Noter satış senedinin bir nüshasını, tarih ve saatiyle birlikte muhafaza edin.
- Devirden sonra tescil kaydının güncellenip güncellenmediğini bizzat sorgulayın.
- Trafik sigortası ve varsa kasko poliçesinin devir tarihine göre düzenlenmesini sağlayın.
- Devir tarihinden sonraki cezalara itiraz edebilmek için satış belgesini kolay erişilebilir tutun.
Alıcı Yönünden Öne Çıkan Riskler
Yabancı alıcı bakımından en sık karşılaşılan sorunlar; araç üzerindeki hacizler, rehin şerhleri ve muayene eksiklikleridir. Devir öncesi kayıt sorgusu yapılmadan ödenen bedel, sonradan geri alınması zor bir alacağa dönüşebilir. Ayrıca aracın Türkiye dışına çıkarılması düşünülüyorsa, gümrük mevzuatından doğan ayrı bir rejimin bulunduğu ve bu rejimin araç devrinden bağımsız işlediği unutulmamalıdır.
Uyuşmazlık Doğduğunda
Satış bedeli, ayıp veya devrin tamamlanmaması gibi ihtilaflar özel hukuk uyuşmazlığı olarak görülür; idari para cezalarına ilişkin itirazlar ise kendi usulüne tabidir. Yabancı tarafın Türkiye'de bulunmaması ihtimali karşısında, tebligat adresinin sözleşmede açıkça belirtilmesi ileride ciddi zaman kazandırır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Alıcının statüsü, aracın kayıt durumu ve işlemin yapıldığı tarihteki uygulama farklılık gösterebileceğinden, somut satış öncesinde hukuki görüş alınması yerinde olur.