İçeriğe geç
AC

5539 Sayılı Karar: Kredi Garanti Kurumlarına Hazine Desteği ve Tazmin Sonrası Rücu Riski

17 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Kredi garanti kurumlarına sağlanan Hazine desteğine ilişkin kararda değişiklik yapan 5539 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, kefalet limitlerinin ve destek koşullarının çerçevesini yeniden çizen düzenlemelerdendir. Borçlu açısından bu düzenlemenin asıl önemi kredinin verildiği anda değil, kredi ödenmediğinde ortaya çıkar: kefalet tazmin edildikten sonra alacak, klasik bir banka alacağı olmaktan çıkıp kamu desteğiyle beslenen bir rücu alacağına dönüşür.

Kefalet Zinciri Kimden Kime Uzanır?

Yapı üç halkalıdır: krediyi kullandıran banka, kredinin belirli bir bölümüne kefil olan garanti kurumu ve kurumun zararını karşılayan Hazine desteği. Borçlu çoğu zaman yalnızca banka ile muhatap olduğunu düşünür; oysa temerrüt hâlinde ödemeyi yapan kurum, ödediği tutar için doğrudan asıl borçluya ve müşterek borçlu sıfatıyla imza atan ortaklara yönelir.

Tazmin Sonrası Karşılaşılan Talepler

  • Kefaletin tazmin edildiğine dair ihbar ve ödemeye davet yazısı
  • Kefalet tutarı üzerinden başlatılan ilamsız icra takibi
  • Şirket ortakları ve yöneticileri aleyhine ayrı takip dosyaları
  • İpotek veya rehin bulunan hâllerde teminatın paraya çevrilmesi yolu

Savunmada Öne Çıkan Başlıklar

Rücu talebine karşı ileri sürülebilecek itirazlar genellikle şu eksenlerde toplanır: kefalet sözleşmesinin kapsamı ve limiti, kefil sıfatıyla atılan imzanın gerçekten o kişiye ait olup olmadığı, kredi sözleşmesindeki faiz ve masraf kalemlerinin sözleşmeye uygunluğu, tazmin öncesinde teminatlara başvurulup başvurulmadığı. Takibe konu tutarın kefalet oranını aşıp aşmadığı da ayrıca hesaplatılmalıdır.

Süre Yönetimi ve Belge Düzeni

  1. İcra takibi tebliğ edildiğinde itiraz süresi çok kısadır; ödeme emrinin tebliğ tarihi mutlaka not edilmelidir.
  2. Kredi sözleşmesi, kefalet metni, tazmin ihbarı ve hesap ekstresi tek dosyada toplanmalıdır.
  3. Ortaklıktan ayrılma varsa ayrılma tarihini gösteren ticaret sicil kayıtları temin edilmelidir.
  4. Yapılandırma görüşmeleri yazılı yürütülmeli, sözlü mutabakata güvenilmemelidir.

Yeniden Yapılandırma Seçeneği

Rücu alacağında da taksitlendirme veya yapılandırma görüşülebilir. Ancak yapılan her kısmi ödeme borcun kabulü sonucunu doğurabileceğinden, itiraz iddiaları varsa ödeme öncesinde hukuki durumun netleştirilmesi yerinde olur.

Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup, kefalet ilişkisinin ayrıntıları sözleşme metnine göre değişir; kendi dosyanız için belgeler incelenmeden değerlendirme yapılması doğru olmaz.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla