Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair 6009 sayılı Kanun, vergi tarifesi ve çeşitli vergisel yükümlülükler bakımından değişiklikler getirmiştir. Mükellef açısından asıl mesele değişikliğin içeriğinden çok, yeni düzenlemenin hangi dönem gelirlerine uygulanacağı ve buna dayanan bir tarhiyatla karşılaşıldığında ne yapılacağıdır. Bu rehber konuya itiraz stratejisi açısından bakar.
Hangi Döneme Hangi Kural Uygulanır?
Vergi kanunlarında yapılan değişikliklerde en çok tartışılan konu, kuralın yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem gelirlerine uygulanıp uygulanamayacağıdır. Vergilendirme döneminin kapanmış olması, hukuki güvenlik ilkesi bakımından önem taşır. Tarhiyatla karşılaşan mükellefin ilk kontrol etmesi gereken nokta, uygulanan oran veya istisnanın ilgili döneme ait olup olmadığıdır.
Tebliğ Anında Başlayan Takvim
Vergi ve ceza ihbarnamesi tebliğ edildiğinde, mükellefin önünde birbirini dışlayabilen birden fazla seçenek belirir. Vergi mahkemesinde dava açma süresi otuz gündür ve bu süre tebliğ ile başlar. Aynı süre içinde uzlaşma veya cezada indirim talebinde bulunulması da mümkündür. Bu nedenle ihbarnamenin tebliğ tarihi mutlaka belgelenmeli ve karar bu takvim üzerinden verilmelidir.
Uzlaşma mı, Dava mı?
- Uzlaşma, sonucu daha öngörülebilir kılar ve süreci hızlı bitirir; ancak uzlaşılan tutar bakımından dava yolu kapanır.
- Dava yolu, tarhiyatın hukuki dayanağı tartışmalıysa daha güçlü sonuç verebilir; buna karşılık süreç uzar.
- Matrah farkının kaynağı bir maddi hataysa, önce düzeltme talebiyle sonuç alınması mümkün olabilir.
- Seçimden önce vergi aslı, ceza ve gecikme faizinin ayrı ayrı hesaplanması gerekir.
Dava Dilekçesinde Ayrıştırılması Gereken Başlıklar
Vergi davalarında dilekçenin, vergi aslına yönelik itirazlar ile cezaya yönelik itirazları ayrı başlıklarda ele alması sonucu doğrudan etkiler. Vergi aslı yerinde bulunsa dahi, cezanın koşullarının oluşmadığı ayrıca ileri sürülebilir. Ayrıca inceleme raporundaki tespitlerin hangi belgeye dayandığı tek tek sorgulanmalı, dayanağı gösterilmeyen tespitler açıkça belirtilmelidir.
Belge Düzeninin Önleyici Rolü
Vergi uyuşmazlıklarının önemli bölümü, işlemin gerçekliğinin belgeyle desteklenememesinden doğar. Ödeme kayıtlarının banka hareketleriyle eşleştirilmesi, sözleşmelerin işlem tarihiyle uyumlu olması ve gider belgelerinin faaliyetle bağlantısının gösterilebilmesi, incelemede en güçlü savunmadır. Bu düzen, inceleme başladıktan sonra değil, işlem yapılırken kurulmalıdır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Vergi uyuşmazlıklarında süreler kısa ve tercihler birbirini etkilediğinden, ihbarnamenin tebliğinden hemen sonra rakamsal karşılaştırma yapılarak yol seçilmesi önerilir.