6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kişiler arasındaki borç ilişkilerinin temel çerçevesini kurar. Kanunun kapsamı geniş olduğu için pratikte fark yaratan şey, hükümlerin ezberlenmesi değil; somut ilişkinin doğru hukuki kalıba yerleştirilmesidir. Bir uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılık mı, haksız fiil mi yoksa sebepsiz zenginleşme mi sayılacağı; ispat yükünü, talep edilecek tutarı ve süreleri birlikte değiştirir.
Sözleşme Kurulurken Belirlenen Riskler
Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. Uygulamada sorun çoğunlukla iradenin varlığında değil, kapsamındadır: hangi edimin, hangi nitelikte ve ne zaman yerine getirileceği yazılmamışsa yorum tartışması kaçınılmazdır. Kanunda bazı sözleşmeler için öngörülen şekil şartına uyulmaması ise geçerliliği doğrudan etkileyebilir. Hata, hile ve korkutma hâlleri ile aşırı yararlanma iddiaları da sözleşmenin kuruluş anına ilişkin sakatlıklardır ve belirli süreler içinde ileri sürülmelidir.
Borca Aykırılık: Temerrüt, Ayıp ve Tazminat
Borçlu edimini zamanında yerine getirmezse alacaklının seçimlik hakları gündeme gelir. Burada belirleyici olan, temerrüdün usulüne uygun şekilde doğurulmuş olmasıdır; ihtarın içeriği ve tebliğ tarihi sonradan tazminat talebinin dayanağını oluşturur. Ayıplı ifada ise muayene ve bildirim yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmemesi, esasen haklı olan tarafın talebini dahi sonuçsuz bırakabilir.
Haksız Fiil ve Sebepsiz Zenginleşme Ayrımı
Aralarında sözleşme bulunmayan kişiler arasındaki zararlar haksız fiil hükümlerine tabidir ve kusur, zarar, fiil ile illiyet bağı birlikte ispatlanmalıdır. Hukuki sebep olmaksızın malvarlığında artış meydana gelmesi hâlinde ise sebepsiz zenginleşme talebi doğar. İki kurum farklı süre rejimlerine tabi olduğundan, talebin niteliği baştan yanlış belirlendiğinde dava süre yönünden reddedilebilir.
Zamanaşımı Takvimini Kurmak
Borçlar hukukunda genel zamanaşımı süresi kural olarak on yıldır; kanunda özel süre öngörülen ilişkilerde ise bu özel süre uygulanır. Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde zarar ve fail öğrenildiğinde işlemeye başlayan kısa süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen uzun süre birlikte dikkate alınır. Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez, ancak karşı tarafça ileri sürüldüğünde talebi tümüyle etkisiz kılabilir.
Sözleşme Metninde Sık Yapılan Hatalar
- Ceza koşulunun hangi ihlale bağlandığının yazılmaması
- Fesih usulünün ve bildirim adresinin belirlenmemesi
- Teslim, muayene ve kabul aşamalarının tutanağa bağlanmaması
- Uyuşmazlık hâlinde yetkili mahkemenin belirsiz bırakılması
Bu rehber genel çerçeve sunar. Elinizdeki sözleşme veya talep bakımından süreler ve ispat araçları dosyaya göre değiştiğinden, adım atmadan önce hukuki değerlendirme almanız yararlı olacaktır.