6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarının, tarafsız ve eğitimli bir üçüncü kişinin yönetiminde mahkeme dışında çözülmesini düzenler. Kanun yürürlüğe girdikten sonra arabuluculuk yalnızca gönüllü bir seçenek olmaktan çıkmış, bazı uyuşmazlık türlerinde dava açabilmenin ön koşuluna dönüşmüştür. Bu ayrımı bilmeden dosya açan taraf, esasa hiç girilmeden usulden red kararıyla karşılaşabilir.
İhtiyari Arabuluculuk ile Dava Şartı Arabuluculuğun Farkı
İhtiyari arabuluculukta taraflar süreci istedikleri anda, dava açmadan önce veya yargılama devam ederken başlatabilir. Dava şartı arabuluculuk ise ayrı kanunlarla getirilmiştir: işçi-işveren alacak ve tazminat talepleri, ticari nitelikteki bazı alacak davaları ve tüketici uyuşmazlıklarının belirli kısmı bu kapsamdadır. Burada arabulucuya başvurmadan doğrudan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Başvurudan İlk Toplantıya Kadar İşleyiş
- Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır.
- Büro, siciline kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar; taraflar birlikte anlaşarak da arabulucu belirleyebilir.
- Arabulucu tarafları davet eder; toplantılar yüz yüze veya elektronik ortamda yapılabilir.
- Süreç boyunca zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süreler durur; bu, alacağın yaşlanmasını önleyen kritik bir korumadır.
Son Tutanak Neden Dosyanın En Kritik Belgesidir
Süreç anlaşma ya da anlaşmama ile biter ve arabulucu son tutanağı düzenler. Dava şartı kapsamındaki uyuşmazlıklarda bu tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir. Tutanakta uyuşmazlık konusunun ve tarafların doğru gösterilmemesi, sonradan açılan davanın kapsamıyla uyuşmazlık yaratır. Geçerli bir mazeret olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir; bu, katılmama kararının maliyetli olduğunu gösterir.
Anlaşma Belgesinin İcraya Konulması
Anlaşma sağlandığında düzenlenen belge, kural olarak sulh hukuk mahkemesinden alınacak icra edilebilirlik şerhi ile ilam niteliği kazanır. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ise ayrıca şerhe ihtiyaç duymadan ilam niteliğinde belge sayılır. Bu nedenle anlaşma metninin ödeme takvimi, faiz, feragat kapsamı ve karşılıklı ibra bakımından belirsiz bırakılmaması gerekir; icra aşamasında yorum tartışması çıkaran her muğlak cümle alacaklının aleyhinedir.
Uygulamada Sık Görülen Hatalar
- Dava şartı kapsamında olmayan bir talebi arabuluculuğa dahil edip, kapsamdaki talebi dışarıda bırakmak.
- Anlaşma metnini "tüm haklardan feragat" gibi sınırı belirsiz ifadelerle kurmak.
- Gizlilik ilkesine rağmen süreçteki beyanları sonraki davada delil olarak kullanmaya çalışmak.
- Tebligata elverişli adres bildirmeyerek toplantıdan haberdar olmamak.
Buradaki açıklamalar yalnızca genel bilgi vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Arabuluculuğa elverişlilik, kapsam ve anlaşma metninin içeriği her dosyada değiştiğinden, sürece girmeden önce dosyanızın koşullarını bir hukukçuyla değerlendirmeniz yerinde olur.