Kamu kurumlarında ve kamuya bağlı işletmelerde çalışan işçilerin bordrolarında görünen ilave tediye ödemesinin dayanağı 6772 sayılı Kanundur. Aşağıda bu ödemenin kimleri kapsadığı, hesaba hangi kalemlerin girdiği ve ödeme yapılmadığında izlenecek yol, uygulamada en çok tartışılan noktalar üzerinden ele alınmaktadır.
İlave tediye ile ikramiye aynı şey değildir
İlave tediye, toplu iş sözleşmesinden veya bireysel iş sözleşmesinden doğan ikramiyeden ayrı, doğrudan kanundan kaynaklanan bir ödemedir. Bu nedenle sözleşmede hiç düzenlenmemiş olması işçinin talep hakkını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık aynı dönem için hem sözleşmesel ikramiye hem ilave tediye istenirken mükerrer talep itirazının gündeme gelebileceği hesaba katılmalıdır.
Kapsamı belirleyen asıl soru: işveren kimdir?
Uyuşmazlıkların büyük bölümü işçinin sıfatından değil, işverenin hukuki niteliğinden doğar. Devlet daireleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların sermaye yapısı itibarıyla kamuya bağlı ortaklıkları bakımından değerlendirme farklılaşır. Şirketin kuruluş metni, sermaye dağılımı ve bağlı olduğu idare dosyaya getirtilmeden kapsam sorunu sağlıklı biçimde çözülemez.
Alt işveren bünyesinde çalışanlar
Kamu kurumunda taşeron işçisi olarak çalışanlarda kapsam incelemesi, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı tartışmasıyla iç içe geçer. Muvazaa ileri sürülecekse iş organizasyonuna, talimat zincirine ve ekipman kullanımına dair delillerin baştan toplanması gerekir.
Hesaplamada gözden kaçan kalemler
- Ödemeye esas ücretin çıplak brüt mü yoksa giydirilmiş ücret mi olduğu
- Yıl içinde işe giren veya ayrılan işçide çalışılan süreyle orantılı hesap
- Ücretsiz izin, raporlu dönem ve askerlik gibi askıda kalan sürelerin etkisi
- Gecikme halinde işletilecek faizin türü ve başlangıç tarihi
Ödeme yapılmadığında izlenecek adımlar
- Bordroların tamamını ve varsa ihtirazi kayıt şerhlerini temin edin; imzalı bordro ödeme yönünde karine oluşturabilir.
- Talep edilen dönemleri yıl yıl ayrıştırıp alacağı kalemlere bölün.
- İşçilik alacaklarında dava şartı olan arabuluculuk aşamasını atlamayın; doğrudan açılan dava usulden reddedilebilir.
- Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde alacak davasını gecikmeden açın.
Ücret niteliğindeki alacaklarda zamanaşımı işlemeye devam ettiğinden beklemek doğrudan hak kaybına dönüşebilir; geçmiş dönemler her yıl talep edilebilir olmaktan çıkar.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir; her dosyanın belgeleri ve çalışma geçmişi farklı sonuç doğurabileceğinden, talepte bulunmadan önce bordro ve sözleşmelerinizle birlikte hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.