698 sayılı Kanun, takvimde tarih başlangıcının değiştirilmesini düzenleyen ve miladi takvimin esas alınmasını sağlayan tarihi bir metindir. Bugün bu kanun, doğrudan bir dava konusu olmaktan çok, eski tarihli kayıtların okunmasında karşımıza çıkar. Tapu, nüfus ve vakıf kayıtlarında rastlanan rumi ve hicri tarihler, güncel dosyalarda ciddi hatalara yol açabilmektedir.
Sorun Nerede Ortaya Çıkıyor
Miras, tapu iptali ve tescil, kadastro ile nüfus kaydının düzeltilmesi dosyalarında, kayıt tarihi ile fiili olayın tarihi arasında yıl farkı bulunabilir. Takvim geçişi öncesine ait bir kaydın doğrudan miladi tarih gibi okunması, mirasçılık sırasını, hak sahipliğini ve zamanaşımı değerlendirmesini yanlış kurar.
Sık Yapılan Çevrim Hataları
- Rumi tarihe sabit bir yıl farkı ekleyip ay ve gün farkını ihmal etmek
- Hicri kameri takvimin yıl uzunluğunu miladi yıl gibi kabul etmek
- Mali yıl başlangıcının farklı olduğu dönemleri gözden kaçırmak
- Kayıttaki tarihi, belgenin düzenlenme tarihiyle karıştırmak
Kayıt Düzeltmede İzlenecek Yol
Nüfus kayıtlarındaki tarih uyuşmazlıkları için kayıt düzeltme yolu, Nüfus Hizmetleri Kanunu çerçevesinde işler. Tapu ve kadastro kayıtlarında ise düzeltme talebi öncelikle ilgili müdürlüğe yapılır; talebin reddi halinde yargı yolu gündeme gelir. Hangi yolun izleneceği, hatanın maddi bir yazım hatası mı yoksa hak sahipliğini etkileyen bir uyuşmazlık mı olduğuna göre değişir.
İspat Tarafı: Belge Zinciri Kurmak
- Kaydın aslına uygun ve okunaklı örneğinin temini
- Gerektiğinde eski yazı ve tarih çevrimi için bilirkişi incelemesi talebi
- Aynı kişiye ait diğer kayıtlarla çapraz karşılaştırma yapılması
- Askerlik, okul ve vakıf kayıtları gibi tamamlayıcı belgelerin eklenmesi
Tek bir belgeye dayanan tarih iddiası çoğu zaman yetersiz kalır. Birbirini doğrulayan iki bağımsız kayıt, dosyanın en güçlü tarafını oluşturur.
Zaman Yönünden Dikkat
Eski tarihli kayıtlara dayanan taleplerde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı değerlendirmesi de aynı çevrim üzerinden yapılır. Yanlış hesaplanan bir başlangıç tarihi, süresi geçmiş görünen bir talebi haksız yere kapatabilir.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi verir. Arşiv kayıtlarına dayanan dosyalarda belgenin türü ve dönemi sonucu değiştirdiğinden, çevrim işleminin dosyaya özgü biçimde ve hukuki destekle yapılması yerinde olacaktır.