İçeriğe geç
AC

GES Yatırımı İçin Acele Kamulaştırma: Acelelik Şartının Denetimi ve Malikin Seçenekleri

21 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Ankara Gölbaşı ilçesinde kurulacak depolamalı güneş enerjisi üretim tesisinin yapımı amacıyla bir taşınmazın enerji düzenleyici kurum eliyle acele kamulaştırılmasına ilişkin karar, enerji yatırımlarında sıkça başvurulan bir yöntemi gündeme getirir. Bu yöntemde taşınmaza el konulması, bedel uyuşmazlığı çözülmeden önce gerçekleşir; bu nedenle malikin tepki süresi son derece kısadır.

Acele Kamulaştırma Olağan Usulden Nasıl Ayrılır?

Olağan kamulaştırmada idare önce satın alma usulünü dener, anlaşma sağlanamazsa bedel tespiti ve tescil davası açılır. Acele usulde ise 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca mahkemece belirlenen bedelin bloke edilmesiyle idare taşınmaza el koyabilir. Yani mülkiyet henüz idareye geçmemişken kullanım fiilen sona erer. Bu ağır sonucun karşılığı, acelelik hâlinin gerçekten mevcut olması gerekliliğidir.

Acelelik Şartı Gerçekten Var mı?

Acele kamulaştırma istisnai bir yoldur ve her enerji yatırımı otomatik olarak bu kapsamda değildir. Malik tarafında en güçlü itiraz noktası, kararın dayandığı ivedilik gerekçesinin somut biçimde ortaya konulup konulmadığıdır. Şu sorular dosyanın yönünü belirler:

  • Yatırımın takvimi, olağan kamulaştırma süresine dahi tahammülü olmadığını gösteriyor mu?
  • Aynı amaç, güzergâh veya yerleşim değişikliğiyle daha az müdahaleyle sağlanabilir miydi?
  • Karardan sonra fiilen işe başlanmış mı, yoksa taşınmaz uzun süre atıl mı bırakılmış?

El Koyma ile Bedel Süreci Ayrı Yürür

Malikler sıklıkla, acele el koyma kararına itiraz etmenin bedel tespiti sürecini de kapsadığını düşünür. Oysa iki süreç ayrıdır. Acele el koyma kararı idari nitelikte olup idari yargıda iptal davasına konu edilebilirken, bedelin belirlenmesi adli yargıda görülen bedel tespiti ve tescil davasında ele alınır. Birinde alınan sonuç diğerini kendiliğinden değiştirmez; bu nedenle her iki hattın da eş zamanlı yönetilmesi gerekir.

Bedel Aşamasında Değeri Belirleyen Unsurlar

  1. Taşınmazın imar durumu ve fiilî kullanım şekli; arsa ya da arazi niteliğinin tespiti bedeli köklü biçimde değiştirir.
  2. Üzerindeki ağaç, yapı ve tesislerin ayrı ayrı değerlendirilmesi.
  3. Kısmen kamulaştırma hâlinde kalan kısımda oluşan değer kaybının talep edilmesi.
  4. Bilirkişi raporuna karşı süresinde ve teknik gerekçeyle itiraz edilmesi.

Zaman Yönetimi

Bu tür dosyalarda hak kaybının başlıca nedeni, tebligatın ardından geçen sürenin fark edilmemesidir. Adresinde bulunamama hâlinde yapılan tebligatlar da hukuken sonuç doğurabildiğinden, taşınmazın bulunduğu yerdeki ilan ve duyuruların takip edilmesi önem taşır. Ayrıca yürütmenin durdurulması talebi, el koyma fiilen gerçekleşmeden önce ileri sürüldüğünde pratik değer taşır.

Aktarılanlar genel bir yol haritasıdır; taşınmazınızın niteliği ve kararın tebliğ tarihi sonucu doğrudan etkilediğinden, karar elinize ulaştığı anda hukuki değerlendirme almanız önemlidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla