Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü Danışma Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları hakkındaki yönetmelik, bir idari birime görüş üretmek üzere oluşturulan kurulun kimlerden oluşacağını ve nasıl çalışacağını düzenler. Bu tür metinlerde en çok karıştırılan konu, danışma organının kararının bağlayıcı olup olmadığıdır.
Danışma Organı ile Karar Organı Ayrımı
Danışma kurulları, idarenin karar almadan önce başvurduğu görüş kaynaklarıdır. Kural olarak bu kurulların görüşü, aksine bir hüküm bulunmadıkça idareyi bağlamaz. Bunun pratikte iki sonucu vardır: danışma kurulunun görüşü tek başına kesin ve yürütülebilir bir idari işlem oluşturmaz, dolayısıyla doğrudan iptal davasına konu edilmesi de kural olarak mümkün değildir. Görüş, ancak idarenin nihai işlemi içinde değerlendirilir.
Zorunlu Görüş Alınması Halinde Değişen Denge
Bazı düzenlemelerde idarenin belirli bir işlemi yapmadan önce kurul görüşü alması zorunlu tutulur. Bu halde görüşün içeriği bağlayıcı olmasa bile, görüş alınmadan işlem tesis edilmesi usul yönünden sakatlık doğurur. Bu nedenle bir işleme itiraz edilirken, o işlem için zorunlu bir görüş prosedürü öngörülüp öngörülmediği mutlaka kontrol edilmelidir; çoğu zaman esasa girmeden sonuç alınan nokta burasıdır.
Toplantı ve Karar Yeter Sayısı
- Kurulun hangi sayıyla toplanacağı ve kararı hangi çoğunlukla alacağı yönetmelikte gösterilir; bu sayılara uyulmaması kararı sakatlar.
- Toplantıya katılmayan üyenin sonradan imza atması, yeter sayı eksikliğini gidermez.
- Karşı oy ve çekimser görüşlerin tutanağa geçirilmesi, sonraki denetim açısından önem taşır.
- Üyelerin görevlendirilme usulünde eksiklik varsa, kurulun teşekkülü tartışmaya açılır.
Tutanak ve Bilgi Edinme
Kurul çalışmalarına ilişkin belgeler, kural olarak idari belge niteliğindedir. İlgili kişiler, bilgi edinme mevzuatı çerçevesinde bu belgelere erişim talebinde bulunabilir. Talep reddedilirse, ret gerekçesinin hangi istisnaya dayandığı denetlenir; kişisel veri veya gizlilik gerekçesi soyut biçimde ileri sürülemez, hangi kısmın neden çıkarıldığı gösterilmelidir.
Uygulamada Sık Görülen Üç Hata
- Kurul görüşünü nihai karar sanıp, asıl işlemin tebliğini beklemeden süre başlatmak.
- Görüşün gerekçesine itiraz ederken, asıl işlemin gerekçesiyle bağını kurmamak.
- Kurulun teşekkülüne ilişkin sakatlığı hiç ileri sürmeden yalnızca esasa yoğunlaşmak.
Bu açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir. Danışma kurulu görüşüne dayanılarak tesis edilmiş bir işlemle karşılaştıysanız, işlemin ve görüşün metinlerinin birlikte incelenmesi ve süre hesabının buna göre yapılması gerekir; bu değerlendirmede hukuki destek almanız yerinde olur.