19/11/1990 tarihinde Paris’te imzalanan ve 1/7/1992 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan Avrupa’da Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler Hakkında Antlaşma’nın, Türkiye Cumhuriyeti ile antlaşmanın tarafı diğer devletler arasında 8/4/2024 tarihinden itibaren uygulanmasının durdurulmasına ilişkin karar, bir milletlerarası andlaşmanın askıya alınmasının iç hukukta nasıl sonuç doğurduğu sorusunu gündeme getirir.
Askıya Alma ile Sona Erdirme Aynı Şey Değildir
Uygulamanın durdurulması, andlaşmadan çekilmekten farklıdır. Askıya almada andlaşma hukuken varlığını sürdürür; yalnızca belirli bir tarihten itibaren yükümlülüklerin işletilmesine ara verilir. Bu ayrım önemlidir, çünkü askıya alma kural olarak geri alınabilir niteliktedir ve askıya alma öncesinde doğmuş durumları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İç Hukukta Doğurduğu Sonuç
Anayasa uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bu nedenle bir andlaşmanın uygulanmasının durdurulması da, iç hukukta kanun düzeyinde bir hükmün fiilen işletilmemesi sonucunu doğurur. Kararın yayımlandığı tarih ile uygulamanın durduğu tarihin farklı olabileceği gözden kaçırılmamalıdır; burada esas alınacak tarih, kararda açıkça gösterilen 8/4/2024 tarihidir.
Denetim, Bildirim ve Veri Paylaşımı Yükümlülükleri
- Andlaşma kapsamındaki bilgi değişimi ve yerinde denetim mekanizmaları, askı süresince işletilmez.
- Askıdan önce yapılmış bildirimlerin hukuki geçerliliği, yapıldıkları tarihteki rejime göre değerlendirilir.
- Askı kararının karşılıklılık esasına dayanması, diğer taraf devletlerin tutumunun da izlenmesini gerektirir.
Hangi Alanlarda Pratik Etki Doğurur?
Bu nitelikteki kararlar doğrudan bireylere yönelik bir yükümlülük getirmez; etkisi esas olarak kamu kurumlarının işleyişinde ve savunma sanayii alanındaki sözleşmesel ilişkilerde görülür. İhracat izni, son kullanıcı taahhütnamesi ve uluslararası denetim şartı içeren sözleşmelerde, andlaşma rejimine atıf yapan hükümlerin askı döneminde nasıl yorumlanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Sözleşmede mevzuat değişikliğine bağlı uyarlama kaydı bulunup bulunmadığı, tarafların yükünü belirleyen ilk unsurdur.
Değerlendirme Yaparken İzlenecek Sıra
- Kararın kapsamını, yani hangi taraf devletler bakımından uygulandığını metinden teyit edin.
- Askının başlangıç tarihini esas alarak, sözleşme veya idari işlem tarihinizin hangi döneme düştüğünü belirleyin.
- İlgili sözleşmelerde uluslararası rejime yapılan atıfları tek tek çıkarın.
- Askı döneminde doğan yeni yükümlülükler için ulusal mevzuatın hangi hükmünün devreye girdiğini inceleyin.
Milletlerarası andlaşma rejimlerine ilişkin bu tür değişikliklerin etkisi, her sözleşme ve her kurum bakımından ayrı ayrı ortaya çıkar. Somut bir işlemin etkilenip etkilenmediği, ilgili metinlerin tamamı görülmeden söylenemez; bu alanda ayrıntılı hukuki inceleme yapılması gerekir.