Metro ve şehir içi raylı sistem yatırımlarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca üstlenilmesi, devralınması ve tamamlandıktan sonra ilgili idareye devredilmesine ilişkin şartlarda yapılan değişiklikler, yalnızca kurumlar arası bir teknik düzenleme değildir. Bu şartlar; devam eden inşaat sözleşmelerini, kamulaştırma dosyalarını ve işletme dönemindeki sorumluluğu doğrudan etkiler.
Devir Modeli Nasıl İşliyor?
Model üç aşamalıdır: yatırımın merkezî idare tarafından üstlenilmesi, yapım sürecinin yürütülmesi ve tamamlanan hattın işletilmek üzere ilgili büyükşehir belediyesine devredilmesi. Devirle birlikte hattın işletme, bakım ve yolcu güvenliğine ilişkin sorumluluğu da el değiştirir. Şartlarda yapılan her değişiklik, bu üç aşamadan hangisine dokunduğu belirlenerek okunmalıdır.
Şart Değişikliği Neyi Etkiler?
- Devir anında hangi eksik işlerin tamamlanmış sayılacağı
- Yatırım bedelinin ne kadarının ilgili belediyeye yansıtılacağı ve geri ödeme takvimi
- Garanti ve ayıp sorumluluğunun devirden sonra kimde kalacağı
- Araç, sinyalizasyon ve depo tesislerinin devir kapsamına girip girmediği
Yüklenici Sözleşmelerinde Taraf Değişikliği
Yatırımın merkezî idarece üstlenilmesi hâlinde, belediye ile yüklenici arasındaki sözleşmelerin akıbeti pratikte en çok ihtilaf doğuran konudur. Devralma, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi anlamına gelmez; hangi sözleşmelerin devredildiği, hangilerinin tasfiye edildiği açıkça tespit edilmelidir. Yüklenicinin hakediş, süre uzatımı ve fiyat farkı talepleri bakımından muhatabın kim olduğu bu tespite bağlıdır.
Kamulaştırma ve İmar İşlemleri Devam Ederken
Devir sürecinde en çok mağduriyet, hattın geçtiği güzergâhtaki taşınmaz malikleri tarafından yaşanır. Kamulaştırma dosyası bir idare adına açılmışken yatırımın diğerine geçmesi, malikin kime karşı talepte bulunacağı konusunda tereddüt yaratır. Böyle bir durumda dava dilekçesinde her iki idarenin de husumet yönünden değerlendirilmesini istemek, dosyanın usulden reddedilme riskini azaltır.
Uyuşmazlıkta Görevli Yargı Yeri
Kurumlar arası devir protokolünden ve idari işlemlerden doğan uyuşmazlıklar idari yargıda; yapım sözleşmesinin uygulanmasından doğan bazı alacak talepleri ise ilişkinin niteliğine göre farklı yargı kollarında görülebilir. Dava açılmadan önce uyuşmazlığın kaynağının idari işlem mi yoksa sözleşme uygulaması mı olduğunu netleştirmek, yanlış mercie başvurma riskini ortadan kaldırır.
Bu yazı genel çerçeve sunmaktadır; devir protokollerinin içeriği projeden projeye değiştiğinden, hak kaybı yaşadığını düşünen taraflara sözleşme ve protokol metinleri üzerinden ayrı bir inceleme yapılması önerilir.