İçeriğe geç
AC

Merkez Bankası Reeskont ve İskonto Faiz Oranları Tebliği (8770): Alacak Yönetiminde Doğru Faiz Uygulaması

20 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Merkez Bankasınca ilan edilen reeskont ve avans işlemlerine uygulanacak faiz oranları, yalnızca bankacılık işlemlerini değil; şirketlerin bilanço hazırlığını ve ticari alacak takibini de doğrudan etkiler. Oran değiştiğinde en çok karışan konu, hangi hesaplamada hangi oranın esas alınacağıdır. Bu rehber, ilan edilen oranların pratikte nereye dokunduğunu açıklar.

Reeskont Nedir, Şirket Bilançosunda Ne İşe Yarar

Reeskont, vadeli senede bağlı alacak ve borçların bilanço günündeki değerine indirgenmesidir. Vergi Usul Kanunu uyarınca senede bağlı alacak reeskonta tabi tutulduğunda, karşılık olarak borçların da aynı esasla değerlendirilmesi gerektiği kuralı gözden kaçırılırsa, matrah hesabı hatalı çıkar ve sonraki dönemde eleştiri konusu olur.

Oran Değişikliğinde Zamanlama Sorunu

Yeni oran, ilan edildiği tarihten itibaren uygulanır; geçmiş dönem hesaplarını kendiliğinden değiştirmez. Bu nedenle:

  • Hesaplama tablolarında dönem başı ve dönem sonu oranları ayrı satırlarda gösterilmelidir.
  • Vade tarihi oran değişikliğine denk gelen senetlerde kırılma noktası ayrıca hesaplanmalıdır.
  • Geçmişe dönük düzeltmelerde hangi tarihli tebliğin esas alındığı belgelenmelidir.

Ticari Uyuşmazlıkta Faiz Türünü Karıştırmamak

Uygulamada kanuni faiz, ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi ve Merkez Bankasının ilan ettiği avans faiz oranı sıklıkla birbirine karıştırılır. Dava dilekçesinde talep edilen faizin türü ve başlangıç tarihi açıkça belirtilmezse, hüküm altına alınan tutar beklenenin altında kalabilir. Faiz talebinin başlangıç tarihi de en az oranı kadar önemlidir: temerrüdün ne zaman oluştuğu ihtar, fatura teslimi veya sözleşme hükmüyle ispatlanmalıdır.

Şirket İçi Süreçlerde Kontrol Noktaları

  1. Dönem sonu işlemlerinde kullanılan oranın kaynağı ve yayım tarihi dosyalanmalıdır.
  2. Vadeli satış sözleşmelerinde gecikme faizi oranı açık ve geçerli biçimde kararlaştırılmalıdır.
  3. Cari hesap ilişkilerinde mutabakat yazışmaları düzenli aralıklarla yenilenmelidir.
  4. İcra takibinde talep edilen faiz oranı ile sözleşmedeki oran arasındaki fark takibe itiraza gerekçe olabileceğinden önceden denetlenmelidir.

Sık Karşılaşılan Hatalar

Faiz oranının sözleşmede hiç kararlaştırılmaması, kararlaştırılan oranın hukuken kabul edilebilir sınırların dışında kalması ve faize faiz yürütülmesi yasağının gözden kaçırılması, alacaklının en çok kayıp yaşadığı üç noktadır. Bu hususlar, alacağın esası haklı olsa bile tahsil edilecek tutarı önemli ölçüde değiştirir.

Burada yer alanlar bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir hesaplama önerisi içermez. Faiz oranları dönemsel olarak güncellendiğinden, her hesaplamada yürürlükteki metnin esas alınması ve tereddüt hâlinde mali ve hukuki görüş birlikte alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla