İstanbul ilinde kurulacak rüzgâr enerji santrali için gerekli taşınmazların Hazine adına tescil edilmek üzere acele kamulaştırılmasına ilişkin 9150 sayılı karar karşısında malikin ilk sorusu genellikle şudur: nereye başvuracağım? Bu rehber, kamulaştırma sürecinde görev ve yetki dağılımını ve yürütmenin durdurulması talebinin işlevini açıklar.
İki Ayrı Yargı Kolu, İki Ayrı Dava
Kamulaştırma süreci iki farklı yargı kolunu birden ilgilendirir. Kamulaştırma kararının kendisi bir idari işlemdir; hukuka aykırılığı iddiası idari yargıda ileri sürülür. Buna karşılık taşınmazın bedelinin belirlenmesi ve idare adına tescili, adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Acele el koyma talebi de asliye hukuk mahkemesine yapılır. Bu ayrım kavranmadan yapılan başvuru, süre kaybına yol açar.
Cumhurbaşkanı Kararına Karşı Nereye Dava Açılır?
Acele kamulaştırma kararları Cumhurbaşkanı kararı niteliğinde olduğunda, iptali istemiyle açılacak dava idari yargıda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda görülür. Yerel idare mahkemesine açılan dava görev yönünden reddedilir; dosya gönderilse bile bu süreç zaman kaybettirir ve bazı hallerde telafisi güç sonuçlar doğurur. Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanmadan önce dayanak işlemin türü mutlaka teyit edilmelidir.
Yürütmenin Durdurulması Talebi Ne Sağlar?
- Kararın uygulanmasının, dava sonuçlanana kadar durmasını hedefler.
- Talep, dava dilekçesinde açıkça ve gerekçeli biçimde ileri sürülmelidir.
- Telafisi güç veya imkânsız zarar iddiası somutlaştırılmalıdır; soyut anlatım yeterli olmaz.
- Arazi üzerinde geri dönülemez fiziki müdahale yapılacaksa bu husus belgeyle desteklenmelidir.
Acele Kamulaştırmada Kamu Yararı Denetimi
Acele kamulaştırma, olağan usulün istisnasıdır. Bu nedenle aceleliği gerektiren durumun somut olarak ortaya konulup konulmadığı, denetimin merkezinde yer alır. Salt projenin varlığı, aceleliğin gerekçesi olarak her zaman yeterli görülmez. Malik açısından savunulabilir iddia, projenin gerçekleştirilmesine değil, olağan kamulaştırma usulünün neden uygulanamadığına yöneltilmelidir.
İki Davanın Birbirine Etkisi
İdari yargıdaki iptal davasının sonucu, bedel tespiti davasını etkileyebilir. Bu nedenle iki dosyanın birbirinden habersiz yürütülmesi doğru değildir; her iki dosyada da diğerinin varlığı ve aşaması bildirilmelidir. Aksi halde bir dosyada elde edilen sonuç, diğerinde zamanında değerlendirilemez.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Görev ve yetki değerlendirmesi işlemin türüne göre değiştiğinden, dava açmadan önce karar metniyle birlikte hukuki görüş alınması önemle önerilir.