Tarih bilimleri alanında kurulan öğretim, araştırma ve uygulama merkezleri; arşiv taraması, sözlü tarih görüşmeleri ve yayın faaliyetiyle çalışır. Bu faaliyetler görünürde tamamen akademik olsa da, telif hakları ve kişisel verilerin korunması bakımından somut yükümlülükler doğurur. Aşağıdaki başlıklar, merkez yönetmeliklerinin uygulamada en çok soru doğuran yönlerini ele alır.
Faaliyet Alanı ile Yetkinin Sınırı
Merkezin hangi konularda proje yürütebileceği, kurs veya sertifika programı düzenleyip düzenleyemeyeceği yönetmelikte sayılan faaliyet alanına bağlıdır. Yönetmelikte yer almayan bir faaliyetin merkez adına yürütülmesi, sonradan mali denetimde harcamanın uygun bulunmaması sonucunu doğurabilir. Bu yüzden proje başvurularında faaliyetin yönetmelikteki hangi maddeye dayandığı baştan gösterilmelidir.
Arşiv ve Sözlü Tarih Çalışmalarında Veri Sorumluluğu
Yaşayan kişilerle yapılan görüşmeler, ses ve görüntü kayıtları kişisel veri niteliğindedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında; görüşülen kişiye çalışmanın amacının anlatılması, kaydın nerede saklanacağının ve ne kadar süreyle tutulacağının bildirilmesi gerekir. Sağlık, siyasi görüş veya inanç gibi bilgiler ortaya çıkıyorsa bunlar özel nitelikli veri olarak daha korumalı bir rejime tabidir. Kayıtların şifresiz ortak sürücülerde tutulması, uygulamada en sık rastlanan zafiyettir.
Yayın, Telif ve Atıf Uyuşmazlıkları
- Arşiv belgesinin kullanım izni ile yayın izninin ayrı ayrı alınması gerekliliği
- Ortak projede yazar sırası ve katkı oranının önceden yazılı belirlenmemesi
- Görsel, harita ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanılması
- Merkez adına üretilen çalışmanın kişisel yayın gibi sunulması
Bu uyuşmazlıkların çoğu, proje başında imzalanacak kısa bir katkı ve telif protokolü ile önlenebilir.
Yönetmelik Hükmüne veya Bireysel İşleme İtiraz
Merkezle ilgili çekişmelerde iki farklı yol vardır. Görevlendirmenin iptali, ücretin ödenmemesi gibi kişiye özel işlemler bireysel idari işlem olarak dava konusu edilir. Yönetmeliğin bir hükmünün hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa düzenleyici işleme karşı iptal yoluna gidilebilir; ayrıca düzenleyici işleme dayanılarak yapılan uygulama işlemiyle birlikte dayanağın da dava edilmesi mümkündür. Hangi yolun seçileceği, süre yönünden doğrudan sonuç doğurur.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Her üniversitenin merkez yönetmeliği farklı düzenlendiğinden, somut dosyanızda karar örneği ve yazışmalarla birlikte hukuki görüş alınması yerinde olur.