9707 sayılı Karar; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesindeki tevkifat nispetlerine ilişkin 2009/14592 sayılı karar eki ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15 inci maddesine ilişkin 2009/14594 ve 30 uncu maddesine ilişkin 2009/14593 sayılı karar eklerinde değişiklik yapmaktadır. Bu tür oran düzenlemeleri kanun metnini değiştirmez; kanunun idareye bıraktığı oran belirleme yetkisinin kullanılmasıdır. Pratik etkisi ise doğrudandır: ödemeyi yapan taraf yanlış oran uygularsa sorumluluk çoğu kez kendisinde kalır.
Tek kararla üç ayrı kesinti rejimi
Değişiklik birbirinden bağımsız üç alanı aynı anda ilgilendirir: gerçek kişilere yapılan ödemelerdeki gelir vergisi stopajı, tam mükellef kurumlara yapılan ödemelerdeki kurumlar vergisi kesintisi ve dar mükellef kurumlara yapılan ödemelerdeki kesinti. Aynı ticari ilişkide karşı tarafın statüsü değiştiğinde uygulanacak oran da değişir. Bu nedenle sözleşme tarafının tam mükellef mi dar mükellef mi olduğu, gerçek kişi mi kurum mu olduğu her ödeme öncesinde teyit edilmelidir.
Hangi ödemeye hangi oran uygulanır
Tevkifatta belirleyici olan sözleşmenin imzalandığı tarih değil, kural olarak nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı andır. Yürürlük hükmü, kararın belirli bir tarihten sonraki ödemelere uygulanacağını öngörebileceği gibi, geçiş dönemine ilişkin ayrık düzenleme de içerebilir. Muhasebe kaydının hangi döneme atıldığı, faturanın hangi ayda düzenlendiği ve ödemenin fiilen ne zaman gerçekleştiği ayrı ayrı belgelenmelidir.
Vergi sorumlusunun tipik hata alanları
- Eski oranın muhasebe programında güncellenmemesi ve aylık beyannamenin düşük tutarla verilmesi
- Kira, serbest meslek ve istihkak ödemelerinin aynı oran grubunda sanılması
- Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunan dar mükellef ödemelerinde mukimlik belgesinin dosyada olmaması
- Brüt-net dönüşümünün hatalı yapılması ve kesintinin matrahtan düşülmesi
Eksik veya fazla kesintide izlenecek yol
- Dönemi ve tutarı tespit edip düzeltme beyannamesi verilip verilemeyeceğini değerlendirin.
- Fazla kesinti yapılmışsa iade ya da mahsup talebinin vergi dairesine yazılı olarak iletildiğini kayda geçirin.
- Talebin reddi veya cevapsız bırakılması hâlinde vergi mahkemesinde dava açma süresinin işlemeye başladığını unutmayın.
- Tereddütlü bir ödemede kesintiyi yapıp beyannameyi ihtirazi kayıtla vermek, hem cezayı hem de dava hakkını korumak bakımından değerlendirilebilir.
Kesintiye maruz kalan taraf ne yapabilir
Kendisinden fazla kesinti yapılan mükellef, yıllık beyannamesinde mahsup yoluyla düzeltme yapabileceği gibi, mahsup edilemeyen tutarın iadesini de talep edebilir. Bu talep için stopaj tutarını gösteren belgelerin ödemeyi yapandan alınması gerekir; belgesiz iade istemi çoğunlukla şekil eksikliğinden reddedilir.
Yukarıdaki açıklamalar genel bir çerçeve sunar. Oranın somut ödemenize uygulanıp uygulanmayacağı, sözleşmenin niteliği ve tarafların vergi statüsüne göre değiştiğinden, tutarı yüksek işlemlerde beyandan önce mali ve hukuki değerlendirme almanız isabetli olur.