9719 sayılı düzenleme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak yıllık faiz oranlarına ilişkin tebliğdir. Bu oranların önemi yalnızca bankacılık işlemleriyle sınırlı değildir; ticari alacaklarda ve bazı tazminat hesaplarında faiz, doğrudan bu oranlara bağlanabildiği için tebliğ pratikte alacak takibinin içine girer. Faiz türünün ve oranının yanlış seçilmesi, alacaklının hem talebini eksiltir hem de fazla talep hâlinde aleyhine sonuç doğurabilir.
Reeskont ile avans oranı aynı şey değildir
Tebliğ iki ayrı oran belirler. Reeskont oranı, vadesine belirli süre kalmış senetlerin iskonto işlemlerinde; avans oranı ise teminat karşılığı avans işlemlerinde esas alınır. Hukuki taleplerde çoğunlukla avans oranına gönderme yapılır. Dilekçede yalnızca Merkez Bankası faizi denilerek geçilmesi, hangi oranın istendiği konusunda belirsizlik yaratır ve talebin daraltılarak karşılanmasına yol açabilir.
Faiz türünü seçerken sorulacak sorular
- Alacak ticari nitelikte mi, taraflar arasında tacir sıfatı var mı
- Sözleşmede kararlaştırılmış bir faiz oranı bulunuyor mu
- Temerrüt hangi tarihte oluştu; ihtarname mi, dava tarihi mi, vade mi esas alınacak
- Talep edilen dönem içinde oran değişmiş mi; değiştiyse dönemsel hesap yapılmış mı
Değişken oranların hesabı nasıl kurulur
Oran, tebliğlerle dönem dönem güncellenir. Bu nedenle uzun süreli alacaklarda tek bir oranla toplu hesap yapmak hatalıdır; her dönem için o dönemde yürürlükte olan oran uygulanarak parçalı hesap kurulmalıdır. İcra takibinde ve dava dilekçesinde talebin işleyecek faiz bakımından da açıkça yazılması, sonradan ıslah ihtiyacını azaltır.
Uygulamada sık yapılan yanlışlar
- Ticari olmayan bir alacakta ticari faiz istenmesi ve talebin kısmen reddedilmesi
- Faiz başlangıç tarihinin belgeyle desteklenmemesi, ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyaya konulmaması
- Takip talebinde faiz türü yazılmadığı için itiraz üzerine tartışma çıkması
- Bileşik faiz yasağının gözden kaçırılması ve hesabın bu nedenle geçersiz sayılması
Faiz talebinin belgelendirilmesi
Faiz uyuşmazlıklarında çoğu kez asıl alacak değil, hesabın dayanağı tartışılır. Sözleşme, fatura, teslim belgesi, ihtarname ve tebliğ şerhi bir arada sunulduğunda bilirkişi hesabı çok daha kolay denetlenebilir hâle gelir.
Yukarıdakiler genel çerçeveyi tanıtır; hangi faiz türünün ve hangi dönem oranının uygulanacağı alacağın niteliğine göre değiştiğinden, tutarı yüksek takiplerde hesabı başlangıçta hukuki destekle kurmanız isabetli olur.