Bir kurumun elindeki kişisel verilerin sızması veya yetkisiz erişime uğraması (veri ihlali), etkilenen kişilere hem idari hem özel hukuk yolları açar. KVKK, 5651 sayılı Kanun ve TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin hükümleri ekseninde mağdurun seçeneklerini bu rehberde ele alıyoruz.
Veri İhlalinin İki Yüzü
Veri ihlali, hem veri sorumlusunun idari sorumluluğunu hem de failin cezai sorumluluğunu doğurabilir. Aynı olay, verisi sızan kişi bakımından ayrıca tazminat hakkı yaratır. Bu üç boyut birbirinden bağımsız işlediğinden, mağdur bunları paralel yürütebilir.
Veri Sorumlusunun Yükümlülüğü
Veri sorumlusu, ihlali öğrendiğinde gerekli tedbirleri almak ve ilgilileri bilgilendirmekle yükümlüdür. Yeterli güvenlik tedbiri almamış bir kurumun sorumluluğu ağırlaşır. Mağdur açısından, kurumun ihmalini gösteren her belge tazminat talebini güçlendirir.
Mağdurun İzleyebileceği Adımlar
- Veri sorumlusuna başvurarak ihlalin kapsamını ve alınan tedbirleri sorma
- Tatmin edici yanıt alınamazsa Kurula şikâyette bulunma
- Suç oluşturan erişim için savcılığa suç duyurusu
- Doğan zarar için genel hükümlere göre tazminat davası
Zararın Somutlaştırılması
Tazminat talebinde soyut endişe yeterli olmayabilir; verinin nasıl kötüye kullanıldığı ve doğan zarar somutlaştırılmalıdır. Sızan veriyle dolandırıcılığa maruz kalma, itibar kaybı veya maddi zarar gibi sonuçlar belgeyle desteklenmelidir.
Delilin Korunması
İhlale ilişkin bildirimler, ekran görüntüleri ve yazışmalar zaman damgasıyla saklanmalıdır. İçeriğin internette yayıldığı hâllerde 5651 sayılı Kanun kapsamında erişimin engellenmesi de talep edilebilir.
Veri ihlali dosyaları teknik tespit ile hukuki talebin birlikte yürütülmesini gerektirir. Verilerinizin sızdığını öğrendiğinizde, zararınızı belgeleyerek hukuki destek almanız haklarınızı korumak açısından önemlidir.