İçeriğe geç
AC

Kovuşturma Aşamasında Süre Yönetimi: Duruşmadan Kanun Yoluna Kontrol Listesi

23 Mart 2026 Ceza Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Soruşturmadan kovuşturmaya geçildiğinde dosyanın hızı değişir ve süreler kısalır. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun ekseninde ilerleyen bu rehber, iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar olan hatta hangi noktada hangi kaydın tutulacağını gösterir.

İddianamenin Kabulünden Sonraki İlk İş

Kovuşturma başladığında yapılması gereken ilk şey, iddianamedeki sevk maddeleri ile dosyadaki delillerin karşılıklı tabloya dökülmesidir. Hangi iddia hangi delile dayanıyor, hangi iddianın karşılığı dosyada yok — bu ayrım savunmanın yönünü belirler. Aynı tabloya, henüz toplanmamış ve talep edilmesi gereken deliller de eklenir.

Duruşma Öncesi Kontrol Listesi

  • Tensip zaptındaki ara kararların tek tek karşılanıp karşılanmadığı
  • Tanık listesinin süresinde bildirilip bildirilmediği
  • Bilirkişi raporuna karşı beyan için verilen sürenin takibi
  • Adli sicil, sosyal inceleme ve kurum yazılarının dosyaya gelip gelmediği
  • Tutukluluk durumunda inceleme tarihlerinin takvime işlenmesi

Bilirkişi Raporuna İtirazda Zamanlama

Teknik rapor içeren dosyalarda savunmanın en verimli anı, rapor tebliğinden sonraki kısa penceredir. Bu pencerede yapılmayan itiraz, hükümden sonra ileri sürüldüğünde çoğu zaman "süresinde ileri sürülmedi" değerlendirmesiyle karşılaşır. Rapora karşı beyan, genel itirazlarla değil; raporun hangi verisinin, hangi nedenle hatalı olduğunu gösteren maddelerle yazılmalıdır.

Kanun Yolu Süresi ve Tefhim–Tebliğ Ayrımı

CMK'ya göre istinaf başvurusu için öngörülen yedi günlük süre, hükmün yüze karşı açıklanması hâlinde tefhimle; yokluğunda verilmişse tebliğ ile işlemeye başlar. En sık görülen hata, duruşmada bulunulmasına rağmen "gerekçeli kararı bekleyelim" denmesidir. Gerekçe beklenecekse dahi süresi içinde başvuru yapılmalı, gerekçeler sonradan tamamlanmalıdır.

Hüküm Sonrası: İnfaz Boyutunu Baştan Düşünmek

Verilecek cezanın 5275 sayılı Kanun kapsamındaki karşılığı — denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve infaz rejimi — savunma stratejisinin bir parçasıdır. Hangi nitelendirmenin hangi infaz sonucunu doğuracağı baştan görülürse, dosyada hangi noktaya ağırlık verileceği de netleşir. Bu hesap hüküm açıklandıktan sonra yapıldığında, çoğu seçenek kapanmış olur.

Ceza yargılaması dosyanın niteliğine ve delil durumuna göre bütünüyle farklı seyredebilir. Bu yazı genel bir usul çerçevesi sunar; özgürlüğü kısıtlayıcı sonuç doğurabilecek her aşamada müdafi desteğiyle ilerlemek esastır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla