İdarenin eylem veya işleminden doğan zararın giderilmesinde en sık karşılaşılan ret nedeni zararın olmaması değil, sürenin ve ön başvuru koşulunun atlanmasıdır. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun ekseninde tam yargı davası, süre hesabıyla başlayan bir çalışmadır.
İşlemden mi Eylemden mi Doğdu?
Zararın kaynağı bir idari işlemse, dava açma süresi işlemin yazılı bildiriminden itibaren idari yargıda genel süre olan altmış gün, vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıklarda ise daha kısa süredir. Zarar idari bir eylemden doğmuşsa süre farklı işler: ilgili, eylemi ve zararı öğrendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren daha uzun bir üst sınır içinde önce ilgili idareye başvurmak zorundadır. Bu ön başvuru yapılmadan doğrudan açılan dava, esasa girilmeden reddedilir.
Üst Makama Başvurunun Süreye Etkisi
İdari işlemlere karşı, dava açma süresi içinde üst makama veya işlemi yapan makama başvurulması süreyi durdurur. Başvuruya verilen cevap veya cevap verilmemesi hâlinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Uygulamadaki hata, bu başvurunun süreyi sıfırladığı yönündeki yanlış varsayımdır; başvuru süreyi yeniden başlatmaz, yalnızca durdurur.
Zararı Görünür Kılan Deliller
- Zararın doğduğu anı gösteren tutanak, rapor veya fotoğraf kayıtları
- Hizmet kusurunu ortaya koyan yazışmalar ve idari denetim raporları
- Maddi zarar kalemleri: fatura, onarım bedeli, gelir kaybına ilişkin kayıtlar
- Sağlık zararı iddiasında epikriz, tedavi ve rapor dosyası
- İlliyet bağını destekleyen teknik inceleme veya uzman görüşü
İspat Yükünün Üç Ayağı
Tam yargı davasında yalnızca zararın varlığı değil; idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu ile zarar arasındaki illiyet bağı da ortaya konmalıdır. Miktarın belirlenemediği hâllerde belirsiz alacak yaklaşımı gündeme gelebilir; buna karşılık talebin hiç somutlaştırılmaması, bilirkişi incelemesinin kapsamını da belirsizleştirir. Faiz talebinin türü ve başlangıç tarihi de dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Dava Öncesi Kontrol Listesi
- Zararın kaynağı işlem mi eylem mi olduğu belirlenir.
- Öğrenme tarihi ve bildirim tarihi belgeyle sabitlenir.
- Eylemden doğan zararlarda ön başvuru yapılır, kaydı saklanır.
- Cevap süresi dolduğunda dava için son gün hesaplanır.
- Yürütmenin durdurulması talebinin gerekip gerekmediği değerlendirilir.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir ve idari yargıda süre hesabı dosyaya göre değişebilir. Hak kaybı riski yüksek olduğundan, zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren gecikmeden hukuki görüş alınması yerinde olacaktır.