İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında 60 Günlük Süre ve Yetkili İdare Mahkemesi

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

İdarenin işleminden veya eyleminden doğan zararın giderilmesi tam yargı davası ile istenir. İptal davasından farklı olarak burada amaç işlemi ortadan kaldırmak değil, uğranılan zararı tazmin ettirmektir. Bu farklılık hem süre hesabını hem de yetkili mahkemenin belirlenmesini değiştirir. Aşağıda İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun ekseninde sürenin başlangıcı, yetki ve zarar delillerinin toplanması ele alınmaktadır.

Sürenin Başladığı An Nasıl Belirlenir?

İdari dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Asıl tartışma sürenin ne zaman başladığıdır. İşlemden doğan zararlarda tebliğ tarihi esas alınır; idari eylemlerden doğan zararlarda ise önce idareye başvurulur ve dava hakkı bu başvurunun akıbetine göre doğar. Zararın sonradan ortaya çıktığı hâllerde başlangıç, öğrenme anına bağlanır; bu nedenle öğrenme tarihini gösteren rapor veya yazışmanın saklanması sürenin kendisi kadar önemlidir.

Yetkili Mahkemeyi Belirleyen Ölçütler

Genel kural, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer, kamu görevlilerine ilişkin bazı uyuşmazlıklarda görev yeri ölçüt alınır. Vergi uyuşmazlıklarında ise tarhiyatı yapan vergi dairesinin bağlı bulunduğu yer belirleyicidir; 6183 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme emrine karşı açılacak davada da aynı bağ kurulur. Yanlış yer mahkemesine açılan dava gönderme kararıyla düzelir, fakat yürütmenin durdurulması bakımından kazanılan zaman kaybedilir.

Zarar ve Nedensellik: İki Ayrı İspat Yükü

Tam yargı davasında yalnızca idarenin hukuka aykırı davrandığını göstermek yeterli değildir; zararın miktarı ile idare arasındaki nedensellik bağının da ortaya konması gerekir. Dilekçede istenen miktarın belirtilmesi ve dayanağının gösterilmesi beklenir. Dosyayı zayıflatan tipik eksiklikler şunlardır:

  1. Zararı sayısallaştıran fatura, keşif, ekspertiz veya sağlık kaydının bulunmaması
  2. Hizmet kusurunun somut olarak hangi davranışa dayandığının yazılmaması
  3. İşlem dosyasının mahkemeden istenmesinin talep edilmemesi
  4. Kusur paylaşımını etkileyebilecek kendi eyleminin dosyada hiç değerlendirilmemesi

Başvuru Sırasını Kurmak

Eylemden doğan zararlarda idareye yapılan ön başvuru bir formalite değil, dava hakkının kapısıdır. Başvuru tarihini ve cevabın geldiği ya da zımnen reddedildiği anı gösteren kayıt tutulmalı; iptal ve tazminat talepleri birlikte ileri sürülecekse hangi talebin hangi süreye bağlı olduğu ayrı ayrı hesaplanmalıdır.

Kapanış

Bu metin genel bilgilendirme için hazırlanmıştır; işlemin türü, tebliğ tarihi ve zararın niteliği hesapları değiştirebilir. İdareye karşı tazminat talebi bulunan kişinin, süre işlemeye başlamadan idare hukuku alanında çalışan bir avukatla değerlendirme yapması uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla