İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Görev ve Yetki: İdari Yargı mı, Adli Yargı mı?

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdarenin faaliyetinden zarar gören kişinin açacağı tam yargı davasında ilk soru tazminat miktarı değil, hangi yargı düzeninin görevli olduğudur. Altmış günlük dava açma süresi işlerken adli yargıda açılan bir dava, görev ret kararıyla döndüğünde çoğu zaman idari yargıda süre çoktan geçmiş olur. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde bu ayrımı netleştirmek gerekir.

Zararın Kaynağı Yargı Düzenini Belirler

Zarar, idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı bir işlem ya da yürüttüğü hizmetin kötü işlemesinden doğuyorsa uyuşmazlık idari yargıya aittir. Buna karşılık kamu görevlisinin kişisel kusuruna dayanan, hizmetten ayrılabilen davranışlar ile idarenin özel hukuk kişisi gibi hareket ettiği ilişkiler adli yargıda görülür. Aynı olayda hizmet kusuru ile kişisel kusurun iç içe geçmesi, davanın hangi kapıdan açılacağını en çok tartışmalı hale getiren durumdur.

İdare Mahkemesi ile Vergi Mahkemesi Arasındaki Sınır

Uyuşmazlık vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların tahsiline ilişkin işlemlerden kaynaklanıyorsa vergi mahkemesi görevlidir. Ödeme emri, haciz ve tahsil aşamasına ilişkin uyuşmazlıklarda 6183 sayılı Kanun devreye girer ve merci yine vergi mahkemesidir. Buna karşılık idari para cezaları, hangi kanuna dayandığına göre kimi zaman idare mahkemesinin, kimi zaman sulh ceza hakimliğinin görev alanına girer; ceza maddesinin dayanağı okunmadan başvuru yapılmamalıdır.

Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

  • Taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi öne çıkar.
  • Kamu görevlileriyle ilgili işlemlerde görevlinin son görev yeri esas alınır.
  • Diğer tam yargı davalarında dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer belirleyicidir.
  • Vergi uyuşmazlıklarında tarhiyatı yapan dairenin bulunduğu yer dikkate alınır.

Dava Açmadan Önceki Zorunlu Aşama

İdari eylemden doğan zararlarda doğrudan dava açılamaz; önce ilgili idareye başvurularak zararın karşılanması istenir. Bu başvuru bir dava ön şartıdır ve atlanması halinde dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Başvuruya verilen cevap ya da cevap verilmemesi üzerine dava süresi yeniden hesaplanır; bu nedenle başvuru tarihinin ve tebliğ belgesinin dosyada saklanması önemlidir.

Görevsizlik Kararı Sonrasında Yapılması Gerekenler

Görev veya yetki yönünden verilen ret kararı davanın sonu değildir, ancak kararın tebliğinden sonra kanunda öngörülen kısa süre içinde doğru mahkemeye başvurulması gerekir. Bu süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır ve ilk dilekçenin sağladığı süre koruması ortadan kalkar. Karar eline ulaşır ulaşmaz yeni dilekçenin hazırlanmaya başlanması pratik bir tedbirdir.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel bilgilendirme amacı taşır; olayın idari işlem mi eylem mi olduğu, dosyanızın sonucunu doğrudan etkiler. Somut durumunuz için başvuru yapmadan önce hukuki görüş almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla