Tam yargı davası, idari işlem veya eylemden doğan zararın giderilmesini amaçlar ve bu yönüyle iptal davasından ayrılır. İptal davasında tartışılan konu işlemin hukuka uygunluğuyken, burada asıl mesele zararın varlığı, miktarı ve idarenin faaliyetiyle arasındaki bağdır. Duruşma talebi de bu farkı yansıtacak biçimde kurgulanmalıdır.
Sürenin Başlangıcını Belirleyen Üç Farklı Durum
- Zarar bir idari işlemden doğuyorsa, işlemin tebliği süre bakımından başlangıç noktasıdır.
- Zarar bir idari eylemden doğuyorsa, İYUK düzeninde önce idareye başvurulması gerekir; dava yolu bu başvurunun sonucuna göre açılır.
- Zararın kapsamı sonradan ortaya çıkmışsa, öğrenme tarihinin belgelenmesi belirleyici olur.
Bu üç durumun karıştırılması en yaygın hak kaybı sebebidir. Özellikle eylemden doğan zararlarda ön başvuru basamağı atlandığında dava, esasa girilmeden reddedilir ve bu arada süre tükenmiş olabilir.
Zarar Kalemlerini Duruşmaya Hazır Hâle Getirmek
- Maddi zarar: fatura, keşif bedeli, gelir kaybını gösteren kayıtlar ve hesap tablosu.
- Zararın idarenin faaliyetiyle bağını kuran teknik rapor veya tutanaklar.
- Zararın azaltılması için davacının kendi aldığı önlemlerin belgeleri.
- Manevi zarar isteniyorsa dayanağını oluşturan somut olgular.
- Faiz talebinin başlangıç tarihi ve dayanağı.
Duruşmanın Bu Davada Ne İşe Yaradığı
Tam yargı dosyalarında duruşmanın asıl işlevi, bilirkişi raporundaki hesap yöntemini sözlü olarak tartışabilmektir. Rapora yazılı itiraz sunulmuş olsa bile, hesabın hangi kaleminin hangi gerekçeyle hatalı bulunduğunu duruşmada kısa ve somut biçimde ortaya koymak dosyaya değer katar. Bu nedenle duruşma talebi, bilirkişi incelemesinin öngörüldüğü dosyalarda erken aşamada dile getirilmelidir.
Vergi Kaynaklı Zararlarda Ek Kontroller
Zarar bir vergilendirme işleminden veya takip sürecinden doğuyorsa, VUK kapsamındaki düzeltme ve şikâyet yolu ile 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerine karşı başvuru yolları ayrı takvimlerde işler. Haksız yapılan bir tahsilatın iadesi talebinde, ödemenin hangi tarihte ve hangi baskı altında yapıldığı ayrıca belgelenmelidir; ihtirazi kayıt konulup konulmadığı sonucu değiştirebilir.
Karar Sonrası Yapılması Gerekenler
Lehe verilen kararın uygulanması bakımından idareye yapılacak başvurunun da takvime bağlanması gerekir. Kararın gereğinin yerine getirilmemesi hâlinde başvurulacak yollar ile kanun yoluna gitme süresi eş zamanlı izlenmelidir; ikisi birbirinin yerine geçmez.
Yukarıdaki başlıklar genel çerçeve sunar. Zararın kaynağı, idarenin niteliği ve ön başvuru gerekliliği dosyanızın takvimini belirleyeceğinden, süre hesabını bir hukukçuyla birlikte doğrulamanız önerilir.