İdarenin işlem veya eyleminden zarar gören kişi için tam yargı davası, zararın giderilmesini sağlayan temel yoldur. Ne var ki bu davada esasa ilişkin tartışma başlamadan kapanan dosyaların çoğunda tek bir kalem belirleyicidir: tebliğ tarihi. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde sürenin başlangıcı ile yetkili mahkemenin belirlenmesi aşağıda ele alınmıştır.
Sürenin Başladığı An Nasıl Tespit Edilir
İdari yargıda dava açma süresi, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Genel süre idari mahkemelerde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür; özel kanunlarda daha kısa süreler öngörülebileceğinden işlem metnindeki bildirim satırı mutlaka okunmalıdır. Vergilendirmeye ilişkin ihbarnamelerde VUK tebliğ hükümleri, kamu alacağının takibine geçilmiş aşamada ise 6183 sayılı Kanun uyarınca gönderilen ödeme emri esas alınır; her iki belge farklı süre ve farklı dava konusu doğurur.
İdari Eylemlerde Zorunlu Ön Başvuru
Doğrudan bir idari işleme değil, idarenin eylemine dayanan zararlarda dava açılmadan önce ilgili idareye başvurulması zorunludur. Bu başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. İdarenin cevabı veya cevap verilmemesi üzerine dava süresi işlemeye başlar. Ön başvuru atlandığında dava, esasa girilmeden reddedilir ve çoğu zaman geriye dönüş imkânı kalmaz.
Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
- Taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi
- Kamu görevlilerinin özlük haklarına ilişkin dosyalarda görevlinin görev yaptığı yer mahkemesi
- Vergi, resim ve harçlara ilişkin uyuşmazlıklarda tarh ve tahakkuk işlemini yapan dairenin bulunduğu yer
- Diğer hâllerde dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer
Yetkisiz mahkemeye açılan dava reddedilmez; dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Ancak bu gönderme süreci aylar alabilir, yürütmenin durdurulması talebinin karara bağlanmasını geciktirir ve bu arada icrai işlem tamamlanabilir.
Sık Karşılaşılan Usul Hataları
Uygulamada en çok görülen aksaklıklar; tebliğ zarfının saklanmaması nedeniyle tarih ihtilafı çıkması, tam yargı ile iptal talebinin dilekçede birbirine karıştırılması, zararın kalemler hâlinde ve hesaplanabilir biçimde gösterilmemesi ve idari yargı yerine adli yargıya başvurulmasıdır. Zarar kalemi belirsiz bırakıldığında dilekçe ret kararı verilir ve yeniden düzenleme için tanınan süre kaçırılırsa dosya kapanır.
Değerlendirme
Tam yargı davasında başarı, çoğunlukla dosyanın ilk otuz gününde kurulan takvim disipliniyle belirlenir. Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar; işlemin türü, tebligatın biçimi ve idarenin cevabı somut olayda farklı sonuç doğurabileceğinden, süre işlemeye başlamadan bir hukukçuya danışılması yararlı olur.