Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme, tarafların birbirine yönelttiği suçlamaları değil çocuğun üstün yararını esas alır. Bu nedenle dosyaya sunulan delilin niteliği kadar sunuluş biçimi de sonucu etkiler; ebeveynin diğerini kötülemeye odaklanan dosyalar çoğu zaman aleyhe yorumlanır. Bu rehber TMK, HMK ve 4787 çerçevesinde velayet dosyasında delil yönetimini ele alır.
Mahkemenin Bakış Açısı
Aile mahkemesi kararını verirken çocuğun yaşı, alıştığı çevre, eğitim düzeni ve ebeveynlerle kurduğu bağ gibi unsurları bir bütün olarak değerlendirir. Uzman incelemesi, sosyal inceleme raporu ve idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi bu değerlendirmenin merkezindedir. Ebeveynin ekonomik gücü tek başına belirleyici değildir; süreklilik, bakım kapasitesi ve çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini destekleme tutumu daha ağırlıklıdır.
Delil Yönetiminde Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
- Çocuğun okul, sağlık ve gelişim kayıtları düzenli biçimde dosyaya sunulmalı
- Kişisel ilişki kararına uyulduğunu gösteren teslim-alma kayıtları tutulmalı
- Çocuğun ebeveyni hakkında konuşturulduğu ses veya görüntü kayıtları delil olarak kullanılmamalı
- Tanıklar, çocuğun günlük yaşamını doğrudan gözlemleyen kişilerden seçilmeli
- Sosyal medya paylaşımları bağlamından koparılmadan, tarih bilgisiyle sunulmalı
Uzman Raporuna Karşı Tutum
Sosyal inceleme veya pedagog raporu aleyhe geldiğinde yapılacak şey raporu topluca reddetmek değil, rapordaki hangi tespitin hangi belgeyle çeliştiğini göstermektir. Rapor sonrası itiraz dilekçesinde ek inceleme talebi ileri sürülüyorsa, hangi yeni hususun incelenmesi gerektiği somut yazılmalıdır. Çocuğun tekrar tekrar incelemeye tabi tutulmasının kendisi de bir yük olduğundan, talepler gerekçesiz çoğaltılmamalıdır.
Anlaşma ile Yargılama Arasındaki Denge
Velayet ve kişisel ilişki konusunda taraflar anlaşabiliyorsa, hazırlanacak protokolün saatleri, tatil dönemlerini, teslim yerini ve iletişim biçimini ayrıntılı düzenlemesi gerekir. Belirsiz bırakılan her başlık, ilerideki icra takibinin konusu olur. Buna karşılık çocuğun güvenliğine ilişkin ciddi bir endişe varsa anlaşma yolunda ısrar etmek yerine, koruyucu tedbir talepleriyle birlikte yargısal süreç yürütülmelidir. Velayet kararlarının kesin hüküm oluşturmadığı, koşullar değiştiğinde yeniden düzenlenebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğun yaşı, ailenin yaşam düzeni ve dosyadaki mevcut kararlar stratejiyi değiştireceğinden, delil sunmadan önce bir hukukçuyla planlama yapmanız faydalı olacaktır.