İçeriğe geç
AC

Saklı Pay ve Tenkis: Miras Davalarında Yetkili Mahkeme ile Ortaklığın Giderilmesi İlişkisi

20 Haziran 2026 Miras Hukuku 2 dk okuma 89 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Mirasbırakanın sağlığında yaptığı devirler ya da vasiyetname, mirasçıların kanunen korunan payını zedeleyebilir. Bu noktada gündeme gelen saklı pay tartışması, tereke üzerindeki ortaklığın giderilmesi talebiyle iç içe geçer ve iki dava yanlış sırayla açıldığında yıllar kaybedilir.

Önce Hangi Dava? Sıralamanın Mantığı

Tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti sürerken doğrudan paylaştırma istenmesi, saklı pay ihlalini gidermez. Saklı payı zedelenen mirasçı bakımından öncelik, tenkis talebiyle tereke kütlesinin hukuken doğru büyüklüğe getirilmesidir. Kütle netleşmeden yapılan paylaştırma, sonradan açılacak tenkis davasıyla yeniden tartışmaya açılır. Buna karşılık tereke üzerinde ihtilaf yalnızca fiilî kullanımdan doğuyorsa, ortaklığın giderilmesi tek başına yeterli olabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tenkis talebi bir eda davası niteliğinde olup asliye hukuk mahkemesinde görülür; buna karşılık terekedeki ortaklığın giderilmesi sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır. Yer yönünden yetkide ise TMK, miras davaları için mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini esas alır. Mirasçıların farklı şehirlerde yaşaması bu kuralı değiştirmez; taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine açılan tenkis davaları yetki itirazıyla karşılaşır.

Elbirliği Mülkiyeti ve Temsil Sorunu

Tereke paylaşılana kadar mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti sürer; kural olarak tereke adına işlem yapılabilmesi için birlikte hareket edilmesi gerekir. Mirasçılardan birinin tek başına dava açmak istemesi hâlinde, terekeye temsilci atanması yoluna gidilmesi ya da diğer mirasçıların davaya dâhil edilmesi gündeme gelir. Bu adım atlandığında dosya, esasa girilmeden usulden tıkanır.

Süreler ve Tebligatın Belirleyiciliği

TMK, tenkis talebi için hak düşürücü nitelikte süreler öngörür: saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği andan itibaren işleyen kısa süre ile mirasın açılmasına bağlı uzun süre birlikte değerlendirilir. Burada kritik olan öğrenme anının nasıl ispatlanacağıdır. Vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin tutanağın tebliği, tapu devirlerinin öğrenildiği tarih ve mirasçılar arasındaki yazışmalar bu anı belirler.

  • Vasiyetnamenin açılması tutanağının tebliğ tarihi mutlaka kayıt altına alınmalıdır.
  • Mirasbırakanın son yıllardaki tapu ve banka hareketleri dönemsel olarak listelenmelidir.
  • Yurt dışındaki mirasçılara tebligatın uzun süreceği öngörülerek plan yapılmalıdır.
  • Adres kayıt sisteminde görünmeyen mirasçılar için ilanen tebligat ihtimali hesaba katılmalıdır.

İspat Kurgusu

Muvazaalı görünen satışlarda, devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği belirleyicidir. Banka kayıtları, devralanın ödeme gücü, devir tarihindeki rayiç değer ile satış bedeli arasındaki fark ve devir sonrası kullanım biçimi birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşir. HMK çerçevesinde bu belgelerin celbi için mahkemeden zamanında talepte bulunulması gerekir.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Mirasçı sıfatı, devirlerin niteliği ve öğrenme tarihi dosyadan dosyaya değiştiğinden, saklı pay ihlali şüphesi doğduğunda süre işlemeye başlamadan hukuki değerlendirme yaptırmak yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla