Bir vasiyetnamenin varlığı öğrenildiğinde ortaya çıkan ilk soru genellikle "nasıl iptal ettiririm" olur. Oysa TMK ve HMK sistemi içinde vasiyetname etrafında birbirinden ayrı en az üç işlem vardır ve bunların mahkemesi, dava türü ve süresi farklıdır. Bu ayrımı kurmadan açılan dava, çoğu zaman doğru talebin yanlış kapıda dile getirilmesiyle sonuçlanır.
Birinci Aşama: Vasiyetnamenin Açılması
Vasiyetname, ele geçtiği andan itibaren gecikmeksizin yetkili sulh hukuk mahkemesine teslim edilmelidir. Mahkeme vasiyetnameyi açar, okur ve ilgililere bildirir. Bu işlem çekişmesiz yargıya ilişkindir; burada vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı esastan tartışılmaz. Mirasçıların bu aşamada yapması gereken, kendilerine yapılan bildirimin tarihini belgelemektir; çünkü sonraki aşamaların zamanlaması büyük ölçüde bu ana bağlanır.
İkinci Aşama: İptal Davası
Vasiyetnamenin geçersizliği iddiası ayrı bir dava ile ileri sürülür. Bu dava mal varlığına ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür ve yetki, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesindedir. İptal sebepleri sınırlı sayıda kabul edilir; en sık ileri sürülenler şunlardır:
- Mirasbırakanın vasiyetname yaptığı sırada ehliyetinin bulunmaması
- Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama altında düzenlenmiş olması
- El yazılı, resmî veya sözlü vasiyet için öngörülen şekil şartlarının yerine getirilmemesi
- İçeriğin hukuka veya ahlaka aykırı olması
İptal davası ile tenkis davası birbirinin yerine geçmez: iptal, vasiyetnamenin geçerliliğini hedef alır; tenkis ise geçerli bir vasiyetnamenin saklı payı aşan kısmının indirilmesini ister. İkisi terditli olarak birlikte de kurulabilir ve pratikte çoğu dosyada bu tercih edilir.
Üçüncü Aşama: Yerine Getirilmesi
Vasiyet alacaklısı, lehine yapılan kazandırmanın yerine getirilmesini talep edebilir. Bu talep, mirasçıların vasiyetnameyi uygulamaktan kaçınması hâlinde ayrı bir dava konusu olur ve yine mal varlığına ilişkin genel görev kuralına tabidir. Vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmışsa, bu kişinin yetkilerinin sınırı ve husumetin kime yöneltileceği önceden netleştirilmelidir.
Tebligat Gecikmesi ve Süre Hesabı
İptal davası için öngörülen hak düşürücü süre, davacının vasiyetnameyi ve iptal sebebini öğrenmesine bağlanmıştır. Öğrenme anı ise pratikte, mahkemenin vasiyetnamenin açılmasına ilişkin yaptığı bildirimin tebliğ tarihiyle belgelenir. Mirasçılardan birinin adresinin bilinmemesi, yurt dışında bulunması ya da tebligatın eski adrese yapılması hâlinde her mirasçı için farklı bir öğrenme tarihi doğar. Bu nedenle dosyanın başında tüm mirasçıların tebligat durumunu gösteren bir tablo tutulması ve tebliğ mazbatalarının şerhleriyle saklanması, sonraki süre tartışmasını büyük ölçüde kapatır.
Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Vasiyetnamenin biçimi, düzenlendiği tarihteki koşullar ve mirasçıların konumu izlenecek yolu değiştirebileceğinden, harekete geçmeden önce belgeler üzerinden hukuki değerlendirme yapılması önerilir.