Saklı payı zedelenen mirasçının başvurabileceği tenkis yolu, çoğu zaman haklılıktan değil yanlış dava türü ve yanlış mahkeme tercihinden dolayı zaman kaybeder. Bu rehber, tenkis talebinin TMK ve HMK çerçevesinde hangi kalıpla ileri sürüleceğine ve görev-yetki denetiminin dosyanın hangi aşamasında yapılması gerektiğine odaklanır.
Tenkis Talebi Hangi Kalıpla İleri Sürülür?
Tenkis, mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmaların saklı payı aşan kısmının indirilmesini amaçlar. Talep, ayrı bir dava olarak açılabileceği gibi, kendisine karşı açılmış bir davada def'i biçiminde de ileri sürülebilir. Bu ikisi arasındaki seçim usulî sonuç doğurur: def'i olarak ileri sürülen talep başlı başına bir hüküm fıkrası üretmez. Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davasıyla tenkisin birlikte veya terditli kurulması da sık rastlanan bir tercihtir; bu durumda talep sıralamasının dilekçede açıkça yazılması gerekir.
Görevli Mahkeme ve Kesin Yetki
Tenkis, mal varlığına ilişkin bir eda davasıdır ve genel görev kuralı uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür. Terekenin tespiti, mirasçılık belgesi veya defter tutma gibi işlemlerin sulh hukuk mahkemesinde yürütülüyor olması, tenkisin de aynı yerde görüleceği anlamına gelmez. Yetki yönünden ise miras davaları için mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi esas alınır ve bu kural taraf iradesiyle değiştirilemeyecek niteliktedir. Dolayısıyla davalının oturduğu il ya da taşınmazın bulunduğu yer, tek başına yetkiyi kurmaz.
Tebligat Gecikmesi Neyi Bozar?
Tenkiste süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesi anına bağlanmıştır ve bu an çoğu kez bir tebligatla belgelenir: vasiyetnamenin açılıp mirasçılara bildirilmesi, tapu kaydına ilişkin bir yazışma ya da karşı tarafın gönderdiği ihtar. Tebligatın adres değişikliği, yurt dışı adresi veya mirasçılardan birine ulaşılamaması nedeniyle gecikmesi hâlinde farklı mirasçılar için farklı öğrenme tarihleri doğar. Bu nedenle dosyanın en başında her mirasçı için ayrı bir tebliğ tarihi tablosu tutulması, sonradan yapılacak süre tartışmasında belirleyici olur.
Dosya Kurulurken Denetlenecek Başlıklar
- Mirasbırakanın son yerleşim yerinin nüfus ve adres kayıtlarıyla belgelenmesi
- Tüm saklı paylı mirasçıların ve kazandırma lehtarlarının taraf sıfatının netleştirilmesi
- Sağlararası kazandırmaların tarih sırasına dizilmesi ve değerlerinin belirlenmesi
- Talebin bağımsız dava mı def'i mi olduğunun dilekçede tereddütsüz belirtilmesi
- Tebliğ evrakının, mazbata şerhleriyle birlikte dosyaya konulması
Yetkisizlik Kararı Çıkarsa
Yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için kanunda öngörülen süre içinde talepte bulunulmalıdır; bu talebin kaçırılması davanın açılmamış sayılmasına yol açar. Bu ihtimal başından öngörülerek, kararın tebliğ tarihini takip edecek bir hatırlatma kurulması pratik bir önlemdir.
Burada anlatılanlar genel nitelikte bilgilendirmedir. Terekenin yapısı, kazandırmaların niteliği ve mirasçılar arasındaki ilişki dosyadan dosyaya değiştiğinden, tenkis talebinin kurgusu için somut belgeler üzerinden hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.