İçeriğe geç
AC

Ayıplı Hizmette 14 Günlük Cayma Süresi ile Ayıp İhbarı Arasındaki Fark

12 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 90 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Tüketicilerin en sık karıştırdığı iki kurum, mesafeli sözleşmelerdeki 14 günlük cayma hakkı ile ayıplı hizmete karşı ileri sürülen seçimlik haklardır. Bu ikisi farklı hukuki temellere dayanır ve farklı takvimlerle işler. Karıştırıldığında, hakkı olan tüketici süre geçtiği gerekçesiyle sonuç alamaz.

Cayma Hakkı Gerekçe İstemez, Ayıp İhbarı Kusur Gösterir

Mesafeli Satış Yönetmeliği kapsamında kurulan sözleşmelerde tüketici, hiçbir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden on dört gün içinde cayabilir. Bu süre, hizmet sözleşmelerinde kural olarak sözleşmenin kurulduğu günden işler. Ayıplı hizmet ise farklıdır: burada hizmet ifa edilmiştir ancak sözleşmede kararlaştırılan niteliği taşımamaktadır. Bu durumda TKHK çerçevesinde hizmetin yeniden görülmesi, bedelden indirim, sözleşmeden dönme veya varsa ücretsiz onarım gibi seçimlik haklar gündeme gelir.

Kusuru Belgelemek

Ayıplı hizmet iddiasında ispat yükü çoğunlukla tüketiciyi zorlar, çünkü hizmet maddi bir ürün gibi elde tutulmaz. Bu nedenle şunlar toplanmalıdır:

  • Sözleşme, teklif ve tanıtım metinleri; taahhüt edilen nitelik burada yazılıdır
  • Hizmetin görüldüğü ana ilişkin fotoğraf, kayıt veya ekran görüntüsü
  • Sağlayıcıya yapılan bildirim ve alınan cevaplar
  • Varsa üçüncü bir uzmandan alınmış teknik değerlendirme

Bildirimin yazılı ve tarihli yapılması, sonraki aşamada tartışmayı büyük ölçüde sadeleştirir.

Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi

Uyuşmazlığın parasal değeri, başvurulacak mercii belirler. Tüketici hakem heyetlerinin görev sınırları her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellendiğinden, başvuru öncesinde yürürlükteki güncel sınırın kontrol edilmesi gerekir. Sınırın altındaki uyuşmazlıkta doğrudan mahkemeye gidilmesi, görev yönünden ret sonucunu doğurur; sınırın üzerindeki uyuşmazlıkta ise hakem heyetine yapılan başvuru zaman kaybına yol açar.

Sağlayıcının Sulh Teklifi Geldiğinde

Sağlayıcılar çoğu zaman bedel iadesi yerine hizmetin tekrarını veya kupon benzeri bir karşılık önerir. Teklifi değerlendirirken, önerilen çözümün ilk sözleşmedeki menfaati gerçekten karşılayıp karşılamadığına bakılmalıdır. Kabul metninde bütün taleplerden feragat edildiği anlamına gelecek ifadeler varsa, ileride ortaya çıkabilecek zararlar için hak kaybı doğar. Ödeme yapılacaksa, iadenin tutarı ve tarihi yazılı olarak sabitlenmelidir.

Ret Halinde İkinci Aşama

Hakem heyeti kararına karşı itiraz yolu ve süresi karar metninde bildirilir; bu bilgi, kararın tebliğ tarihiyle birlikte takvime işlenmelidir. İtiraz dilekçesinde ilk başvuruda sunulmamış belgeler varsa, bunların neden sonradan sunulduğu açıklanmalıdır.

Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Sözleşmenizin türü, hizmetin ifa biçimi ve bildirim tarihleri sonucu değiştirebileceğinden, başvuru yapmadan önce dosyanızı hukuki açıdan gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla