İçeriğe geç
AC

Ayıplı Malda Parasal Sınır: Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi?

30 Mart 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ayıplı mal uyuşmazlıklarında dosyanın kaderini çoğu zaman esasa ilişkin tartışma değil, hangi merciin görevli olduğu sorusu belirler. TKHK ve Mesafeli Satış Yönetmeliği çerçevesinde satıcıya yöneltilen seçimlik haklar aynı kalsa da, talebin parasal büyüklüğü başvurulacak yeri değiştirir. Bu rehber, başvuru sınırı ekseninde görev ve yetki analizini ele alır.

Parasal Sınır Görevi Nasıl Belirler?

TKHK, tüketici hakem heyetleri için her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenen bir başvuru sınırı öngörür. Sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvurmak zorunludur; bu sınırı aşan taleplerde ise tüketici mahkemesi devreye girer. Dolayısıyla ilk yapılacak iş, talebin bedel iadesi mi, ayıpsız misli ile değişim mi, yoksa onarım gideri mi olduğunu netleştirip parasal değeri hesaplamaktır. Değişimi talep edilen malın güncel bedeli ile fatura bedeli farklıysa, hesaplamanın hangisine göre yapıldığı başvurunun görevli mercie yapılıp yapılmadığını doğrudan etkiler.

Yer Yönünden Nereye Gidilecek?

Tüketici lehine getirilen düzenleme, tüketicinin kendi yerleşim yerindeki hakem heyetine veya mahkemeye başvurabilmesine imkân tanır. Satıcının merkezi başka ilde olsa dahi başvurunun tüketicinin oturduğu yerde yapılabilmesi, özellikle mesafeli satışlarda pratik bir avantajdır. İl ve ilçe heyetleri arasındaki dağılım da parasal ölçüte bağlı olduğundan, başvuru dilekçesinin muhatabı yazılırken bu ayrım gözden kaçırılmamalıdır.

Uzlaşma Görüşmesi mi, Doğrudan Dava mı?

Satıcıyla yürütülen yazışmalar çoğu zaman zaman kazandırır ama süreyi durdurmaz. Bu nedenle uzlaşma arayışına devam edilirken paralel olarak başvuru takvimi işletilmelidir. Karşı tarafın somut bir iade veya değişim teklifi varsa, teklifin yazılı ve tarihli biçimde alınması; sözlü vaatlerin ise en azından e-posta ile teyide bağlanması gerekir. Uzlaşma ile dava arasındaki tercihte şu üç ölçüt öne çıkar:

  • Malın kullanılamaz hâle gelmesinden doğan kayıp, talep edilen bedeli aşıyor mu?
  • Ayıbın gizli mi açık mı olduğu konusunda teknik inceleme gerekecek mi?
  • Karşı tarafın ödeme kabiliyeti, uzayan bir yargılamayı anlamsız kılar mı?

Yanlış Mercie Başvurmanın Bedeli

Görevsiz mercie yapılan başvuru, dosyanın esasına girilmeden reddedilmesine veya görevsizlik kararına yol açar. Bu sonuç tek başına hak kaybı doğurmasa da, ayıp ihbarının ve zamanaşımının işlediği bir zeminde kaybedilen aylar telafi edilemeyebilir. Bu nedenle başvuru öncesinde talebin miktarı, malın teslim tarihi ve ayıbın fark edildiği an aynı tabloda tutulmalıdır.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her dosyada malın niteliği ve satış biçimi sonucu değiştirebileceğinden, başvurudan önce hukuki değerlendirme almak yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla