İçeriğe geç
AC

Ayıplı Malda İspat Yükü ve Başvuru Takvimi: Hakem Heyeti mi, Dava mı?

6 Nisan 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ayıplı mal uyuşmazlıklarında tüketicinin haklı olması çoğu zaman yeterli olmaz; ayıbın varlığının ve teslim anında mevcut olduğunun gösterilmesi gerekir. Satıcının en sık kullandığı savunma, kusurun kullanım hatasından kaynaklandığıdır. TKHK ve Mesafeli Satış Yönetmeliği çerçevesinde bu savunmayı karşılamanın yolu, ilk günden itibaren kayıt tutmaktan geçer.

Ayıbın Fark Edildiği An Yapılacaklar

Ürünün teslim alınmasıyla birlikte ambalaj, teslim tutanağı ve fatura saklanmalıdır. Ayıp fark edildiğinde ise durumun satıcıya yazılı olarak bildirilmesi gerekir; telefonla yapılan görüşmeler sonradan ispat edilemediğinden, bildirim elektronik posta veya noter kanalıyla yapılmalıdır. Bildirim metninde ayıbın nasıl ortaya çıktığı, hangi tarihte fark edildiği ve seçimlik haklardan hangisinin kullanıldığı açıkça yazılmalıdır.

Açık Ayıp ile Gizli Ayıp Ayrımının Sonuçları

Gözle görülebilen ayıplar bakımından muayene ve bildirim beklentisi daha yüksektir. Buna karşılık ancak kullanım sırasında ortaya çıkabilecek gizli ayıplarda durum farklıdır; ayrıca satıcının ağır kusuru veya hileli davranışı söz konusuysa süre sınırlamalarına dayanılamaz. Kanunda öngörülen iki yıllık süre bu nedenle her dosyada aynı biçimde uygulanmaz ve ayıbın niteliği belirlendikten sonra değerlendirilmelidir.

İspatı Güçlendiren Kayıtlar

  • Yetkili servis kayıtları, arıza tespit formları ve tekrarlanan onarım belgeleri
  • Ürünün ayıplı halini tarih bilgisiyle gösteren görüntüler
  • Satıcı veya üretici ile yapılan yazışmaların tam dökümü
  • Delil tespiti yoluyla alınmış teknik inceleme raporu

Özellikle ürünün onarım için servise bırakıldığı durumlarda, ürün elden çıkmadan önce mevcut durumun kayıt altına alınması önemlidir. Aksi halde teknik incelemenin dayanacağı bir başlangıç hali kalmaz.

Başvuru Merciinin Doğru Seçilmesi

Uyuşmazlığın parasal değeri, tüketici hakem heyetine mi yoksa tüketici mahkemesine mi başvurulacağını belirler ve bu sınırlar her yıl güncellenir. Mahkeme yoluna gidilecek dosyalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartıdır. Yanlış merciye yapılan başvuru yalnızca zaman kaybı doğurmaz, sürenin işlemeye devam etmesi nedeniyle hak kaybına da yol açabilir. Bu nedenle başvurudan önce güncel parasal sınırın kontrol edilmesi gerekir.

Buradaki bilgiler genel çerçeve niteliğindedir; ürünün türü, satışın yapıldığı kanal ve ayıbın niteliği izlenecek yolu değiştirir. Değeri yüksek ürünlerde başvuru yapılmadan önce hukuki görüş alınması, sürecin baştan doğru kurulmasını sağlar.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla