İnternetten yapılan alışverişlerde cayma hakkı kullanılmış olsa bile, satıcının bildirimin kendisine ulaşmadığını ileri sürmesi halinde tartışma tamamen ispat alanına kayar. Aynı şekilde başvurunun tüketici hakem heyetine mi yoksa mahkemeye mi yapılacağı yanlış belirlendiğinde, haklı bir talep usul nedeniyle sonuçsuz kalabilir. TKHK ve Mesafeli Satış Yönetmeliği ekseninde bu iki başlık aşağıda ele alınmıştır.
Süre ve İstisnalar
Mesafeli sözleşmelerde tüketici, kural olarak on dört gün içinde gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir. Ön bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği hallerde bu süre uzar. Buna karşılık kişiye özel hazırlanan ürünler, çabuk bozulabilen mallar, ambalajı açıldığında iadesi sağlık açısından uygun olmayan ürünler ve elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler gibi istisnalar bulunur; bu nedenle ilk kontrol ürünün istisna kapsamında olup olmadığıdır.
İspat Yükü Nerede
Ön bilgilendirmenin yapıldığını ve cayma hakkına ilişkin bilginin usulüne uygun iletildiğini ispat yükü satıcı ya da sağlayıcıdadır. Cayma bildiriminin süresi içinde gönderildiğini ispat ise bildirimi yapan tüketiciye düşer. Bu ikili yapı, delillerin baştan iki ayrı klasörde toplanmasını gerektirir.
- Sipariş onayı, sözleşme metni ve ön bilgilendirme formunun tarihli kopyası
- Cayma bildiriminin gönderildiği e-posta, form kaydı veya noter ihtarı
- Kargo gönderi numarası, teslim ve iade kayıtları
- Ödeme ve iade işlemine ilişkin banka kayıtları
- Satıcının çağrı merkezi veya mesajlaşma kanalındaki yanıtları
Delilin Kalıcı Hale Getirilmesi
Site içi mesajlaşma ekranları ve sipariş sayfaları sonradan değişebildiği için, ekran görüntülerinin tarih bilgisiyle birlikte saklanması ve önemli dosyalarda tespit yoluna başvurulması ispat gücünü artırır. Ürün iade edilmişse teslim alındığını gösteren kaydın bulunması, bedelin iadesine ilişkin talebin temelini oluşturur.
Başvuru Mercii ve Usule Aykırı İşlem
Uyuşmazlığın değeri her yıl güncellenen parasal sınırın altında kalıyorsa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; bu aşama atlanarak doğrudan dava açılması usulden ret sonucunu doğurabilir. Başvurunun tüketicinin yerleşim yeri ya da işlemin yapıldığı yer heyetine yapılması gerekir. Heyet kararına karşı ise on beş günlük süre içinde tüketici mahkemesine itiraz edilebilir; bu sürenin kaçırılması kararı kesinleştirir.
Buradaki bilgiler genel çerçeve sunar. Ürünün niteliği, sözleşmenin kurulduğu tarih ve satıcının bilgilendirme uygulaması sonucu etkileyebileceğinden, başvuru yapılmadan önce belgelerin gözden geçirilmesi tavsiye edilir.