Yabancı bir çalışanın istihdamı için yapılan başvurunun reddedilmesi ya da mevcut iznin uzatılmaması hâlinde izlenecek yol iki katmanlıdır: önce idari itiraz, ardından idari yargı. Bu rehber, iki katman arasındaki süre geçişine odaklanır; çünkü bu alanda kaybedilen dosyaların büyük bölümü, itiraz aşaması atlandığı veya süre yanlış hesaplandığı için esasa hiç girilmeden sonuçlanır.
Ret Gerekçesini Doğru Okumak
İtiraz stratejisi, ret kararının dayandığı gerekçeye göre kurulur. Uygulamada gerekçeler üç grupta toplanır:
- Belge eksikliği: diploma denkliği, sözleşme, faaliyet belgesi gibi evrakın eksik veya süresi geçmiş olması.
- Kriter uyumsuzluğu: işyerinde aranan istihdam oranı, sermaye veya ciro ölçütlerinin karşılanmaması.
- Yabancının statüsü: ikamet iznine ilişkin YUKK kapsamındaki durumun çalışma iznine elverişli olmaması.
İlk grupta eksiklik giderilerek itiraz güçlü sonuç verir; ikinci grupta işyeri verilerinin yeniden hesaplanması, üçüncü grupta ise statünün önce düzeltilmesi gerekir. Gerekçe okunmadan yazılan itiraz, ilk başvurunun tekrarı olmaktan öteye geçmez.
İdari İtiraz: Otuz Günlük Pencere
Ret veya iptal kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde karar veren idareye itiraz edilebilir. Bu süre kaçırıldığında itiraz yolu kapanır ve doğrudan dava aşamasına geçilmesi gerekir. İtiraz dilekçesinde:
- Karar tarihi ve tebliğ tarihi açıkça belirtilir,
- Ret gerekçesinin her maddesi ayrı başlık altında karşılanır,
- Sonradan tamamlanan belgeler ek listesiyle sunulur,
- Talep, "kararın kaldırılarak iznin verilmesi" biçiminde somut yazılır.
İdari Yargı Aşaması
İtirazın reddi veya cevapsız kalması hâlinde iptal davası gündeme gelir. İdari yargıda dava açma süresi kural olarak altmış gündür ve tebliğ tarihiyle başlar. Sürenin hangi işlemden itibaren hesaplanacağı — ilk ret kararı mı, itirazın reddi mi — dosyanın en kritik noktasıdır; hatalı hesap doğrudan süre aşımı sonucunu doğurur. Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebinin ayrıca ileri sürülmesi, çalışanın statüsünün dava süresince korunması bakımından önem taşır.
İzin Süreci ile İkamet Statüsünün Kesişimi
Çalışma izni ile ikamet izni birbirini besleyen ama ayrı işleyen iki süreçtir. Çalışma izni reddedildiğinde yabancının ülkede kalış statüsü de etkilenebilir; bu nedenle itiraz süreciyle eş zamanlı olarak ikamet durumunun YUKK çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Vatandaşlık başvurusu planlanan dosyalarda ise, 5901 sayılı Kanun kapsamında aranan kesintisiz ikamet koşulunun bu boşluktan zarar görmemesi için kayıtların bütünlüğü korunmalıdır.
İşveren Tarafındaki Yükümlülükler
İzin süreci yalnızca yabancıyı değil işvereni de bağlar. İznin sona ermesi veya iptali hâlinde bildirim yükümlülüklerinin zamanında yerine getirilmemesi idari yaptırım doğurabilir. Bu nedenle itiraz süreci yürürken, çalışanın fiilen çalıştırılıp çalıştırılamayacağı ayrıca değerlendirilmeli ve kayıtlar buna göre tutulmalıdır.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Başvurunun türü, yabancının uyruğu ve işyerinin nitelikleri sonucu değiştirdiğinden, tebliğ tarihini kaybetmeden dosyanıza özgü hukuki değerlendirme almanız önerilir.