Çalışma izni başvurusunun reddi, yabancı çalışan bakımından yalnız istihdamı değil, YUKK kapsamındaki ikamet durumunu ve 5901 sayılı Kanun bakımından ileride gündeme gelebilecek vatandaşlık sürecini de etkiler. Ret kararına karşı izlenecek yol, idari basamak ile yargı basamağının doğru sırayla kullanılmasına bağlıdır.
Önce İdari İtiraz Basamağı
Ret kararlarına karşı, kararı veren idareye yöneltilen bir itiraz yolu öngörülmüştür. Bu itiraz kanunda belirlenen süre içinde yapılmalı ve reddin gerekçesine doğrudan cevap vermelidir. İdare kararında hangi eksikliğe dayanmışsa, itiraz metninde o eksikliğin giderildiğini gösteren belgeler eklenmelidir. Gerekçeye değinmeyen, yalnız mağduriyet anlatan itirazlar çoğunlukla aynı sonuçla karşılaşır.
İdari İtiraz mı, Doğrudan Dava mı
Uygulamada en sık yaşanan tereddüt, itiraz yolu tüketilmeden dava açılıp açılamayacağıdır. Burada belirleyici olan, ilgili düzenlemenin itirazı zorunlu bir ön aşama olarak öngörüp öngörmediğidir. Zorunlu itiraz yolunun atlanması davanın usulden reddine, buna karşılık itiraz sonucunun beklenirken dava süresinin kaçırılması ise esasa hiç girilememesine yol açar. Bu nedenle iki süre aynı takvimde birlikte izlenmelidir.
Yargı Aşamasında Yer Yetkisi
- İdari işlemin iptali istemi idari yargının görev alanındadır.
- Yer yetkisi bakımından dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer belirleyicidir.
- Yabancının Türkiye içindeki ikamet adresi, tek başına yetkiyi belirleyen ölçüt olmayabilir.
- Yetkisiz mahkemede açılan dava, dosyanın gönderilmesiyle sonuçlansa da takvim uzar ve ikamet süresi bu arada sona erebilir.
İzin Reddinin Yansıyan Sonuçları
Çalışma izni bulunmayan yabancının ikamet durumu da etkilenebildiğinden, itiraz veya dava süreci yürürken ikamet iznine ilişkin ayrı bir başvurunun gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Bu iki dosya farklı birimler nezdinde yürür ve birinin lehe sonuçlanması diğerini kendiliğinden düzeltmez. Ayrıca hakkında idari işlem tesis edilmiş yabancılar bakımından, işlemin türüne göre başvurulacak merci ve süre değişebilir.
Yürütmenin Durdurulması Talebi
Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması istenirken, telafisi güç zararın somut olarak nasıl doğacağı açıklanmalıdır. İş sözleşmesinin askıya alınması, aile birliğinin etkilenmesi veya eğitim durumu gibi hususlar belgeye bağlanmadığında, talep soyut kalır.
Yabancılar hukukunda süreler kısa ve birbirine bağlı ilerlediğinden, karar tebliğ edilir edilmez takvim kurulması önem taşır. Buradaki açıklamalar yol gösterici niteliktedir; başvurunun kendi koşullarına göre hukuki destek alınması yerinde olacaktır.