İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı ve Tahdit Kodları: Süre Hesabı ile Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

10 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Türkiye'ye giriş yasağı, çoğu zaman kişinin sınır kapısında ya da yurt dışındaki bir konsolosluk başvurusunda öğrendiği bir işlemdir. Bu gecikmeli öğrenme, hem süre hesabını hem de başvurulacak mercii tartışmalı hale getirir. YUKK ve 5901 sayılı Kanun ekseninde bu rehber, yasağın kaldırılması sürecinde en sık yaşanan merci karışıklığını çözmeye odaklanır.

Hangi Karar Hangi Mercie Gider?

Yabancılar mevzuatında birbirine benzeyen ancak başvuru yolu tamamen farklı olan kararlar vardır. Bu ayrım yapılmadan yazılan hiçbir dilekçe sonuç doğurmaz:

  • Giriş yasağı ve sınır dışı etme kararı: idari işlem niteliğindedir, iptali idari yargıda istenir.
  • İdari gözetim kararı: özgürlüğü kısıtladığı için ayrı bir denetime tabidir ve muhatap mahkeme farklıdır.
  • İkamet izni talebinin reddi: valilik bünyesindeki il göç idaresi işlemidir, iptali yine idari yargının konusudur.
  • Vatandaşlık başvurusunun reddi: 5901 sayılı Kanun kapsamında ayrı bir idari süreçtir ve giriş yasağı dosyasıyla birlikte yürütülemez.

Gözetim kararına idare mahkemesinde, sınır dışı kararına ise gözetim denetimi yapan mercide itiraz edilmesi, uygulamada en sık rastlanan ve neredeyse her zaman süre kaybıyla sonuçlanan hatadır.

Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?

Sürenin başlangıcı, kararın verildiği tarih değil usulüne uygun tebliğ edildiği tarihtir. Yurt dışındaki bir yabancı bakımından bu nokta çoğu zaman tartışmalıdır. Bu nedenle dosyada şu üç tarih ayrı ayrı belgelenmelidir: kararın alındığı tarih, tebliğ edildiği ileri sürülen tarih ve kişinin fiilen öğrendiği tarih. Sınır kapısında tutulan kayıtlar, konsolosluk yazışmaları ve seyahat belgeleri bu tespitin dayanağıdır.

Kod Bilinmeden Dilekçe Yazılmaz

Giriş yasağının dayanağı olan tahdit kaydı, yasağın süresini ve kaldırılma yolunu belirler. Sağlık, kamu düzeni, vize ihlali veya kaçak çalışma gibi farklı dayanaklar aynı sonucu doğursa da savunma stratejileri birbirinden ayrılır. Kaydın içeriği öğrenilmeden yazılan genel nitelikli dilekçeler, idarenin savunmasında somut belgeyle karşılandığında etkisiz kalır. Bu nedenle önce bilgi edinme ve dosya inceleme adımı tamamlanmalıdır.

Yürütmenin Durdurulması Talebini Atlamayın

İptal davası açılmış olması, tek başına yasağın uygulanmasını durdurmaz. Kişi yurt dışında ise ya da ailevi bağları nedeniyle Türkiye'de bulunması zorunluysa, telafisi güç zararın somut olarak ortaya konduğu bir yürütmenin durdurulması talebi dilekçeye eklenmelidir. Bu talebin gerekçesi soyut cümlelerle değil, aile birliği, eğitim, tedavi veya ticari faaliyete ilişkin belgelerle desteklendiğinde değerlendirilebilir hale gelir.

Kapanış Notu

Bu metin bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve her yabancının dosyası farklı bir kayıt ve süre tablosu içerir. Giriş yasağı öğrenildiğinde, ilk adım dilekçe yazmak değil hangi merciin yetkili olduğunu ve sürenin ne zaman başladığını tespit etmek olmalıdır; bu tespit için hukuki destek almak faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla