İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı Kararına İtiraz: Yetkili İdare Mahkemesi ve Sürenin Başlangıcı

20 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 98 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Türkiye'ye giriş yasağı (uygulamadaki adıyla tahdit kaydı), yabancı için çoğu zaman ancak sınır kapısında ya da vize başvurusu reddedildiğinde görünür hale gelir. Kararın varlığı geç öğrenildiği için, iptal davasında tartışmanın merkezine sürenin ne zaman başladığı sorusu oturur.

Kararı Kim Verir, Kim Denetler?

YUKK çerçevesinde giriş yasağı, İçişleri Bakanlığı veya valilikler tarafından kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gerekçeleriyle uygulanabilir. İşlem idari nitelikte olduğu için denetimi idari yargıda yapılır. Sınır dışı etme kararı ile giriş yasağı ayrı işlemlerdir: sınır dışı kararına karşı YUKK'ta özel bir başvuru rejimi öngörülmüşken, giriş yasağı kaydının iptali genel idari dava yolu ile istenir. Bu iki işlemi tek dilekçede birleştirmek, farklı süre rejimleri nedeniyle risk yaratır.

Yetkili Yer Nasıl Belirlenir?

  • İşlemi tesis eden idari birimin bulunduğu yer, yetkinin ana ölçütüdür.
  • Yabancı yurt dışındaysa, işlemi yapan merciin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi gündeme gelir.
  • Vekâletname yurt dışından düzenlenecekse apostil ve tercüme süreci dava süresinin içinde kaldığından erken başlatılmalıdır.

Süre Tartışmasının Anahtarı: Öğrenme

İdari dava süresi, işlemin yazılı bildiriminden itibaren işler. Yabancıya tebligat yapılmamışsa süre, işlemin öğrenildiği tarihten başlar. Bu nedenle sınır kapısındaki tutanak, havayolu şirketinin ret bildirimi veya konsolosluk yazısı yalnızca bir belge değil, sürenin başlangıcını gösteren delildir. Öğrenme tarihini gösteren belge dosyaya konmazsa, idarenin süre aşımı savunması karşısında zayıf kalınır.

Önce Bilgi, Sonra Dilekçe

  1. Tahdit kodunun ve dayanağının öğrenilmesi için ilgili valilik göç idaresine başvurulması.
  2. Yasağın süreli mi süresiz mi olduğunun tespiti.
  3. Gerekçenin hangi olaya dayandığının (vize ihlali, çalışma izinsizliği, adli süreç) ayrıştırılması.
  4. Aile birliği, çocukların eğitimi veya ticari faaliyet gibi ölçülülük argümanlarının belgeyle desteklenmesi.
  5. Yürütmenin durdurulması talebinin somut ve telafisi güç zarar üzerinden gerekçelendirilmesi.

Kaldırma Talebi ile Dava Farkı

İdareye yapılan kaldırma başvurusu her zaman dava süresini yeniden başlatmaz. Başvuru sonuçsuz kalırsa yeni bir işlem doğup doğmadığı ayrıca değerlendirilir. Bu belirsizlik nedeniyle, idari başvuru yapılırken dava süresinin de paralel takip edilmesi gerekir.

Yukarıdakiler genel bilgilendirme amacı taşır; tahdit kodunun türü, 5901 sayılı Kanun kapsamındaki vatandaşlık başvurularıyla ilişkisi ve öğrenme tarihi sonucu değiştirir. Kararı öğrendiğiniz anda belgeleri bir hukukçuyla değerlendirmeniz, süre riskini azaltır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla