İçeriğe geç
AC

Giriş Yasağı ve Ret Kararında Yetkili İdare Mahkemesi ile Süre Analizi

29 Mart 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Yabancı bir kişi hakkında konulan giriş yasağı ya da ikamet izni talebinin reddi, tek bir idari işlem gibi görünse de arkasında farklı hukuki temeller bulunabilir. İzlenecek yargı yolunu ve süreyi belirleyen şey, kararın türü ve tebliğ biçimidir.

Karar Türünü Tespit Etmeden Dava Açmayın

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile Türk Vatandaşlığı Kanunu farklı işlem tiplerini düzenler. İkamet izni başvurusunun reddi, vize talebinin reddi, sınır dışı etme kararı ve giriş yasağı kaydı birbirinden ayrı işlemlerdir. Bunların bir kısmı için kanunda özel ve çok kısa dava süreleri öngörülmüşken, diğerleri idari yargıdaki genel dava süresine tabidir. Elde yalnızca sınır kapısında verilmiş bir belge varsa, kararın hangi başlığa girdiği ilgili idareye yazılı başvuruyla netleştirilmelidir.

Süreyi Başlatan An: Tebliğ

İdari yargıda dava süresi kural olarak yazılı bildirimle başlar. Yabancılar hukukunda tebligatın yurt dışındaki adrese, vekile veya yasal temsilciye yapılması sık karşılaşılan bir durumdur ve tebliğ tarihinin belgelenmemesi süre tartışmasına yol açar. Sınır kapısında öğrenme halinde ise öğrenme tarihini gösteren tutanak veya pasaport işlem kaydı dosyaya konulmalıdır.

  • Tebliğ evrakının dili ve yabancıya tercüman huzurunda açıklanıp açıklanmadığı
  • Kararda tahdit kodunun ve gerekçesinin gösterilip gösterilmediği
  • Kararın hangi idare tarafından tesis edildiği
  • İdari başvuru yolunun süreyi durdurup durdurmadığı

Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

İdari yargıda yetki, kural olarak dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yere göre belirlenir. Uygulamada giriş yasağı kaydı merkezi bir idare tarafından tesis edilirken, ikamet izni işlemleri il düzeyinde yürütülebilir. Bu ayrım, aynı kişi hakkındaki iki işlem için iki farklı mahkemenin yetkili olması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle işlemler tek dilekçede birleştirilmeden önce yetki uyumu kontrol edilmelidir.

İdari Başvuru mu, Doğrudan Dava mı

Kararın kaldırılması için idareye yapılacak başvuru, özellikle yasağın dayandığı olgunun ortadan kalktığı hallerde makul bir seçenektir. Ancak bu başvurunun dava süresine etkisi işlem tipine göre değişir; süresi çok kısa olan kararlarda idari başvuru beklenirken dava hakkı tükenebilir. Güvenli yaklaşım, idari çözüm arayışını sürdürürken süresi içinde iptal davasını açmak ve yürütmenin durdurulması talebini gerekçelendirmektir. Aile birliği, çalışma hakkı veya öğrenim durumu gibi telafisi güç zarar unsurları bu talepte somut belgelerle gösterilmelidir.

Kapanış

Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve her dosyaya doğrudan uygulanamaz. Kararın tipi ile tebliğ biçimi süreyi ve mercii değiştirdiğinden, evrak incelenmeden adım atılmaması ve konuya ilişkin hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla