Sınır dışı etme kararı, yabancılar hukukunda sürenin en acımasız işlediği alandır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) kapsamında verilen kararda dava açma süresi kısa tutulmuştur ve bu süre kaçırıldığında karar kesinleşerek uygulanabilir hâle gelir. Bu rehber, kararın tebliğinden itibaren işleyen takvimi ve her aşamada kimin ne yapması gerektiğini konu alır.
Tebliğ Anı: Sürenin Başladığı Nokta
Karar, yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir ve tebliğde başvuru yolu ile süresi bildirilir. Uygulamada en sık yaşanan sorun, kararın geri gönderme merkezinde tebliğ edilmesi ve yabancının dil engeli nedeniyle içeriği anlamamasıdır. Bu nedenle tebliğ evrakının tarihi ve imza kısmı, dosyanın açılışında ilk incelenecek belgedir.
İdari Gözetim ile Sınır Dışı Kararının Ayrı Süreçler Olduğu
İki karar sıklıkla birbirine karıştırılır. İdari gözetim altına alma kararına karşı izlenecek yol ile sınır dışı etme kararına karşı izlenecek yol farklıdır; biri için yapılan başvuru diğerinin süresini durdurmaz. Dosyada şu ayrım net tutulmalıdır:
- Gözetim kararına karşı yapılan başvuru ve gözetimin düzenli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi
- Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde açılacak dava
- Varsa uluslararası koruma başvurusunun ayrı statüsü ve sonuçları
Dava Açıldığında Yürütmenin Durumu
YUKK, sınır dışı kararına karşı dava açma süresi içinde ve dava sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilmemesi yönünde bir koruma öngörür. Ancak bu koruma, süresinde açılmış bir davaya bağlıdır. Süre geçtikten sonra yapılan başvuru bu güvenceyi sağlamaz. Bu nedenle dilekçenin eksiksiz olmasını beklemek yerine, süresi içinde açılıp sonradan tamamlanması çoğu zaman daha güvenlidir.
Kararı Zayıflatan Somut Bağlar
Dilekçenin gücü soyut ifadelerden değil, Türkiye ile kurulan bağın belgelenmesinden gelir: aile birliği, Türk vatandaşı eş veya çocuk, sağlık durumu, çalışma izni ve ikamet geçmişi, eğitim kayıtları. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu kapsamında yürüyen bir başvuru varsa, bunun aşaması da dosyaya konulmalıdır. Her iddia için tek tek belge eklenmeli, anlatı belgeye dayandırılmalıdır.
Ret Hâlinde İkinci Yol
İlk derece kararının ardından izlenecek kanun yolu ve buna ilişkin süre, en baştan planlanmalıdır. Ayrıca koşulları değişen yabancı bakımından yeni bir başvurunun mümkün olup olmadığı, ilk dosyada yapılan hukuki nitelendirmeye bağlıdır; bu nedenle ilk dilekçe sonraki aşamaları da düşünerek yazılmalıdır.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Yabancının statüsü, kararın dayandığı sebep ve gözetim durumu takvimi tümüyle değiştirebileceğinden, kararın tebliğ edildiği gün hukuki destek alınması önerilir.