KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2008/10505 E., 2012/1093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2012
- Tebliğname No
- 1 - 2008/166032
- Mahkemesi
- İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi ve no
- 07/12/2007, 2006/225 (E) ve 2007/341 (K
- Suç
- Adam Öldürme
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Gerekçeli kararın Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 232.maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması gerektiği, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde ayrı ayrı gösterilmesi ve hangisinin hangi sebeple diğerine üstün tutulduğunun belirtilerek, ulaşılan kanaat ve sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesi ile buna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeyerek, ayrıca;
sanıkların, soruşturma ve kovuşturma aşamasında suçu kabul etmemeleri, maktule ait herhangi bir biyolojik materyalin sanıklarla irtibatlı olarak elde edilememesi, hükme dayanak yapılmasına rağmen olay öncesinde cesedin bulunduğu inşaatta darp edilen, bu nedenle burnu ve yüzü kanayan, bu şekilde yakındaki ailesi ile birlikte yaşadığı ikamete giden sanık Tanju'ya ait kan lekelerinin olay yerinin bulunduğu sokak üstünde ve evinde, yine diğer sanıklara ait olay öncesine de ait olması muhtemel kan lekelerinin ikamet ettikleri evde bulunmasının olağan olması, olaya ilişkin görgüye dayalı hiç bir tanık beyanının bulunmaması,
maktul ile ilişkilendirilemeyen gerekçeli kararda " .... fenni delil olarak kabul edilen DNA testi esas alınarak, sanık Tanju ve A.. Y..'ın savunmaları doğrultusunda diğer sanıklar Mevlüt ve A..
Y..'un da olaya karıştıkları DNA testinin de doğrulaması nedeniyle sübut açısından yeterli kabul ve takdir edilmiştir ..... " denilerek hangi sanığın hangi eylemi ne şekilde işlediğinin ve eyleme ne şekilde iştirak ettiklerinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde delillerle ilişkilendirilmemesi karşısında yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2008/10505, K. 2012/1093, 22 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama