KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2010/2527 E., 2012/209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- TARİHİ ve NOSU
- 27/10/2009, 2008/142 (E) ve 2009/246 (K
- Suç
- Öldürmeye teşebbüs, genel güvenliğin kasten tehliye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 5237 sayılı TCK.nun 32/1 madde fıkrası kapsamında kaldığı tespit edilmekle sanığın sabit kabul edilen eylemleri nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, TCK 32/1 maddesi kapsamında akıl hastalığı sabit olmakla TCK 57/1 maddesi gereğince şifa buluncaya kadar yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
1-a) Katılanın 6136 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan açılan davaya katılma ve bu suçtan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin bu suça yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. b) 6136 Sayılı Yasaya aykırılık, silahla kasten yaralama ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararında kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçlarına .../...
s-2-
ilişkin sevk maddelerinin gösterildiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahsedilmesi ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ayrıca verilmiş ayırma kararı bulunmaması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir. c) Kendisi vekille temsil ettiren mağdur katılan ... lehine avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bu hususa yönelen aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in kasten yaralama, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 Sayılı Kanuna Aykırılık suçlarının sübutu kabul edilmiş, sanıkta hezeyanlı bozukluk denilen akıl hastalığının mevcut olduğu ve eylemlerini bu hastalığın sonucu olarak işlediği anlaşılmış, hakkında 5237 sayılı TCK.nun 32/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine olmadığına ve 57. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair verilen kararda, eleştiri ve düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan,
sanık müdafii ile katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hakkında güvenlik tedbirine hükmolunan sanığa yargılama giderlerinin yüklenmemesi suretiyle CMK.nun 325/1 maddesine aykırı davranılması yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/2527, K. 2012/209, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama