KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2010/5808 E., 2012/3502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğu öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
1- Gerekçeli kararın başlık kısmında sanığın gözaltında kaldığı "02/07/2009-03/07/2009" tarihlerine yer verilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım eksikliği olarak değerlendirilmiştir.
2- Sanık ...'nin adli sicil kaydında yer alan ... Çocuk Mahkemesi'nin 2007/465, 2008/228 esas ve karar sayılı, 27/03/2008 kesinleşme tarihli kararı ve ... Çocuk Mahkemesi'nin 2008/53, 2009/69 esas ve karar sayılı 16/02/2009 kesinleşme tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5271 sayılı CMK.nun 231/11 ve 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren öngörülen denetim süresi dolmadan sanığın inceleme konusu suçları işlediği anlaşılmakla, ilgili kararların yeniden değerlendirilmesi hususunda mahallince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür.
3- Sanık ...'nin mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde,
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK.nun 86/1 fıkrası uygulanarak belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı maddenin 3-e fıkrası uyarınca 1/2 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 15 ay hapis cezasına karar verilmesi gerektiği halde, "ay" olarak belirlenen cezanın "yıla" tamamlanması suretiyle hesap hatası yapılarak 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi; yanlış belirlenen temel ceza üzerinden TCK.nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulanması sonucunda doğru hesaplandığı takdirde sanık hakkında verilecek sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin mağdur ...'e karşı kasten insan öldürmeye teşebbüs, mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin edilmiş, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin vasfa, haksız tahrikin varlığına, TCK.nun 28. maddesinin şartlarının oluştuğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile,
hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), tutuklulukta geçirilen süre ve hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 03.05.2012 gününde kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğundan Başkan Vekili ...'in eksik soruşturmaya ilişen karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Oluşa, dosya içeriğine ve gerekçeye göre; sanık ve mağdurların birbirlerini tanımadıkları, sanığın mağdur ... ile birlikte bakkalın önünde bulunan mağdur ...'a "bana ne bakıyorsun, bir şey mi var" diye sataştığı, mağdur ...'ın, "sana bakmıyorum, bir şey yok, sen işine bak" diye karşılık verdiği; sanığın mağdur ...'e de aynı şekilde sataşarak elindeki bıçakla mağdur ...'e saldırdığı, mağduru tek bıçak darbesi ile sol akciğerde hemopnömotoraksa ve yaşamsal tehlike geçirmesine yol açacak şekilde yaraladığı,
bakkalın ve mağdur ...'ın müdahalesi sonucu sanığın eylemine devam etmesinin engellendiği kabul edildiği halde, aşamalarda ifadesine başvurulmayan bakkalın, kimlik bilgilerinin tespiti ile CMK.nun 43 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak duruşmada dinlenmesi ve vasfı etkileyecek şekilde ciddi bir engel halin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de; kastın bölünmezliği ilkesine aykırı olacak şekilde sanık hakkında, mağdur ...'a karşı eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, mağdur ...'e karşı eylemi nedeniyle kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması; mağdur ... ile sanık arasında önceye dayalı husumet bulunmaması, mağdurun aldığı yaranın tek darbe ile oluşması, organ ve büyük damar harabiyetine yol açmaması hususları sanık lehine yorumlandığında, sanığın kastı yaralamaya yönelik olduğu halde, vasıfta hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması nedenleri ile yerel mahkemenin kararı yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılmıyorum.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/5808, K. 2012/3502, 3 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama