KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2010/6675 E., 2013/3139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2013
- Tebliğname No
- 1 - 2010/260525
- Mahkemesi
- İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi ve no
- 18/11/2009, 2009/207 (E) ve 2009/367 (K
- Suç
- Kasten öldürmeye teşebbüs
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
1-) Katılan Emre'ye, 5271 sayılı CMK.nun 234/2. maddesi gereğince İzmir Baro Başkanlığı tarafından tayin edilen vekile ödenecek ücretin 5320 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca sanık Hakan'a yargılama gideri olarak yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Hakan'ın mağdur Emre'ye yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kabul edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a-) Oluşa ve dosya kapsamına göre. Olay günü gece saatlerinde mağdurun arkadaşı tanık Eray ile birlikte annesinin evine doğru gittikleri sırada, sanığın mağdurun annesinin evinin önünde dolaşıp telefonla konuştuğunu görmeleri üzerine, mağdurun annesinin sanık tarafından rahatsız edildiğini düşünerek sanıkla tartışmaya başladığı,
tartışma sırasında mağdur ile sanığın karşılıklı küfürleştikleri ve boğuşmaya başladıkları, boğuşma sırasında altta kalan sanığın bu durumdan kurtulabilmeye yönelik olarak üzerindeki mağduru bıçakla biri toraksa nafiz olacak, hemopnömotoraksa ve hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde, dokuzu da sol omuz, sol göğüs, sağ göğüs, sağ kol, sağ uyluk ve sol yanak bölgelerinden basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde toplamda on bıçak darbesiyle yaraladığı, tanık Eray'ın mağdura müdahale edip sanığın üzerinden çektiği ve sanık ile mağdurun birlikte karakola gittikleri olayda; yaralamanın hareketli ortamda gerçekleşmesi,
sanığın imkanı olmasına rağmen biri dışında hafif darbeler vurmakla yetinmesi, bu bağlamda darbelerin şiddeti ve sadece bir darbenin hayati tehlikeye neden olması ile sanığın eylemi mağdurdan kurtulmak için sürdürmüş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten yaralama suçu yerine suç niteliğinde hataya düşülerek yazılı şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2010/6675, K. 2013/3139, 11 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama