KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2011/3408 E., 2012/2095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Canavarca hisle insan öldürmek, hırsızlık ve naaşa hakaret
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/04/2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, verilen cezaların 765 sayılı TCK.nun 68 ila 77 maddelerindeki ilkelere göre toplanmasına infaz aşamasında karar verilmesi mümkün görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Hükümlü ... ..., bozmadan önce yapılan uyarlama yargılamasında duruşmada hazır edilerek, müdafii huzurunda savunmasının alındığı, bozmadan sonra yapılan uyarlama yargılamasında ise 1412 sayılı CMUK.nun 326/1. Maddesi uyarınca duruşmada hazır edilerek müdafii huzurunda bozmaya karşı diyeceklerinin sorulduğu, hükümlü "bozma ilamına uyulmasını talep ederek, bundan sonraki duruşmalara katılmak istemediğini" beyan ettiği, müdafiinin hazır bulunduğu duruşmada lehe yasa hükümleri uygulanarak karar verildiği anlaşılmakla, hükümlünün savunma hakkı kıstlanmadığından, tebliğnamede yer alan (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
3- Hükümlüler ... ve ... haklarında 765 Sayılı TCKnun 450/3, 59, 31, 33; 178/1, 59; 491/ilk, son, 522, 59 ve 73, hükümlü ... ... hakkında 765 Sayılı TCKnun 450/3, 59,31,33; 491/ilk,son, 522, 59 ve 73. Maddeleri gereğince kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca, yeniden duruşma açılarak yapılan uyarlama sonucu bozmaya uyularak kurulan hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında kanuna aykırı cihet görülmediğinden, hükümlüler ..., ... ve müdafiilerinin suç vasfına, hükümlü ... müdafiinin suç vasfına, 5271 sayılı CMK. 231. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) CMUK.nun 322. maddesi gereğince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07.02.2006 gün ve 2006/10-11-12 sayılı kararında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden hükümlülerin sorumlu tutulamayacağı, ancak; infaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve kesinleşen hükümden önceki yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, uyarlama yargılaması sonucu yeniden hükmedilen "vekalet ücreti ile yargılama giderlerine" ilişkin uygulamanın hüküm fıkrasından çıkartılarak,
a) "Müdahil kendisini vekille temsil ettirdiğinden müdahale talebinde bulunulduğu tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen (550) TL vekalet ücretinin hükümlülerden alınarak müdahil asile verilmesine,"
b) "Kesinleşen hükümden önce yapılan (422)TL yargılama giderinin hükümlülerden alınarak hazineye irad kaydına" ibarelerinin hüküm fıkrasının mahsus bölümüne eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, sair yönleri ile usul ve yasaya uygun olan hükümlüler ... ve ... haklarında canavarca hisle adam öldürmek ve naaşa hakaret, hükümlü ... ... hakkında canavarca hisle adam öldürmek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin (ONANMASINA),
B) Hükümlüler ..., ... ve ... ... ... haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK.na göre verilip kesinleşen hükmün lehe olduğu kabul edildiği halde uyarlama isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tekrar hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olup hükümlüler müdafiilerinin diğer temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlüler hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin BOZULMASINA 22.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2011/3408, K. 2012/2095, 22 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama