İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Ceza Dairesi

YARGITAY · 1. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3641 K.2016/1814

1-a) Birleştirme kararından sonra suça sürüklenen çocuğun yaşı nazara alınmadan bazı oturumların kapalı yerine açık icra edilmesi telafisi imkansız hata olarak kabul edilmiş,

Esas2015/3641Karar2016/1814Tarih7 Nisan 2016Okuma6 dk · 1.281 kelime

KÜNYE

1. Ceza Dairesi 2015/3641 E., 2016/1814 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2016
Mahkemesi
. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Kan gütme saikiyle öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, suç delillerini gizleme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.281 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

1-a) Birleştirme kararından sonra suça sürüklenen çocuğun yaşı nazara alınmadan bazı oturumların kapalı yerine açık icra edilmesi telafisi imkansız hata olarak kabul edilmiş,

b) Katılan vekilinin hak ve yetkisi bulunmadığından duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş,

c) Sanıklar .,., hakkında suç delillerini gizlemek suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CMK'nun 231/12 maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan inceleme dışı bırakılmış,

d) Katılanın sanık .ile suça sürüklenen çocuk .hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümleri temyiz hak ve yetkisi yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz istemi ile,

Suça sürüklenen çocuk .. müdafiinin 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik olmadığı anlaşılan temyiz isteminin ise,

CMUK'nun 317. maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar .,.,. ve suça sürüklenen çocuk . maktül . yönelik eylemlerinin sübütu kabul, suça sürüklenen çocuk yönünden kusurluluğu azaltan nedenlerden yaş küçüklüğü ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk yönünden takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık . hakkında kan gütme saikiyle kasten öldürme suçuna azmettirme suçundan elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter nitelik ve derecede olmadığı kabul ve takdir kılınmış,

incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık . müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, eksik incelemeye, sübuta, sanık .. müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin bir nedene dayanmayan, o yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun beraati gerektiğine, katılan vekilinin eksik incelemeye, takdire, beraat eden sanık yönünden sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,

A) Sanık .. hakkında kurulan beraat hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,

B) Sanıklar .,.,. ve suça sürüklenen çocuk . hakkında nitelikli kasten öldürmeye yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise,

Oluşa, tüm dosya kapsamına tanıklar .,.,., ilk aşamada alınan anlatımlarına, sanıklar ve suça sürüklenen

çocuğun daha sonra kendilerine ait olduğunu kabul etmek zorunda kaldıkları ... plakalı araç içerisinde ele geçen mont ile suça sürüklenen çocuk . üzerinde bulunan montta tespit edilen atış artıkları ile yine araçta bulunan kar maskesi ile diğer monttaki genotip özelliklere, sanık . büfenin önüne döndüğü saat ve maktulün öldüğü yere olan mesafe nazara alındığında gidip gelmesinin mümkün olmasına, ilk aşamada verilen eşgalin sanık . ile uyumlu olmasına, olaydan hemen sonra sanıklar ve suça sürüklenen çocuk arasında tespit edilen yoğun telefon görüşme trafiğine, bilirkişilerden . ,. 11.06.2012, . ise 21.10.2013 tarihli raporlarına, polis memurları .,., tarafından düzenlenen 24.12.2009 ile 6 polis memuru tarafından düzenlenen 25.12.2009 tarihli tespit tutanaklarının içeriklerine göre;

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun babasının maktülün kardeşi .tarafından öldürülmesi nedeniyle aileler arasında köklü husumet bulunduğu, sanıklar .,., ve suça sürüklenen çocuk .bu nedenle ve kan gütme saikiyle, maktülü öldürmeye karar verdikleri, olay günü yapmış oldukları plan dahilinde . plakalı araç ile maktülün evinin bulunduğu yere gittikleri, içlerinden birinin evin yakınında araç içerisinde beklediği,

diğer ikisinin başlarına kar maskesi geçirdiği ve arabadan inerek maktülün gelmesini beklemeye başladıkları, arabasıyla geldiğini gördükleri sırada birinin olay yerinde gözcülük yaptığı diğerinin ise maktüle yaklaşıp bir metre gibi mesafeden önce iki el sonra seri halde uzun namlulu silahla 27 el ateş ederek öldürdüğü, akabinde arabaya binerek hep birlikte olay yerinden kaçtıkları anlaşılan olayda;

Sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun tasarlayarak ve kan gütme saikiyle kasten öldürme suçunu, eylem üzerinde tam bir fiili hakimiyet kurarak, etkin görev bölüşümü altında birlikte işledikleri ve “fail" sıfatıyla TCK'nun 37/1, 82/1-a-j. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden, oluşa uygun düşmeyen gerekçeler ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı biçimde “kan gütme saikiyle kasten öldürmeye yardım etme" suçundan aynı Kanunun 82/1-j, 39. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle eksik cezalar tayini,

C) Kabule göre de;

ca) 15 ile 20 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK'nun 39. maddesinin uygulanması sırasında, nitelikli kasten öldürmeye yardım niteliğindeki hareketlerin ulaştığı boyut dikkate alınarak, üst sınıra yakın cezalar tayini yerine, yardımın derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 15 yıl hapis cezalarına hükmedilmek suretiyle eksik cezalar belirlenmesi,

cb) TCK'nun 38 ve 82/1-a maddelerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde denetime imkan verecek şekilde tartışılmaması,

cc) Suça sürüklenen çocuk . hüküm fıkrasında ve karar başlığında sanık olarak gösterilmesi,

cd) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanıklar .,.,hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, üye . sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun maktüle yönelik eylemi gerçekleştirdiklerine dair yeterli delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmesi yönünden hükümlerin bozulması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile 07/04/2016 gününde karar verildi..

KARŞI OY

.Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar.,.,. ve suça sürüklenen çocuk . haklarında kan gütme saikiyle adam öldürmek suçundan, sanık .. hakkında bu suça yardımdan açılan davanın yargılaması sonunda sanıklardan .beraatine, suça sürüklenen çocuk. ile sanıklar .,., maktul . kimliği belirsiz bir şahıs tarafından öldürülmesi fiilini olay öncesi, oluş sırası, olay sonrası yardım etmekten TCK.nun 82/1-j, 39/1 maddelerine aykırılıktan mahkumiyetlerine karar verildiği, Yargıtay . Ceza Dairesince temyiz incelenmesinde suça sürüklenen çocuk . ile sanıklar .,., tasarlayarak ve kan gütme saikiyle cezalandırılmaları gerektiği gerekçesi ile anılan kararın bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki:

. Ağır Ceza Mahkemesinin suça sürüklenen çocuk . ile sanıklar .,., tanık . ile birlikte . plakalı araçla maktulü öldürmek için yoldan alarak maktulün öldürüldüğü yere götürerek öldürme fiilinden sonra tekrar araçla olay yerinden alıp uzaklaştırarak yardımda bulunduklarına dair mahkemenin gerekçesi dosya içeriği ile bağdaşmamaktadır. Mahkemenin bu kabulünü doğrulayan yada dolaylı biçimde açıklayan herhangi bir beyan bulunmamaktadır. Olayın görgü tanıkları konumunda

bulunan .,.,., mahkemenin kabulünü doğrulayıcı beyanları da yoktur. Bu tanıkların anlatımlarında maktulü kaleşnikof silahla ateş ederek öldüren şahsın 1,80 cm boyunda, ayağı hafif aksayan üzerinde pardesü olan bir şahıs olduğu, maktulü öldürdükten sonra olay yerinden yürüyerek uzaklaştığını beyan ettikleri, tarifini yaptıkları bu tarife sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun fiziki görünümünün uymadığı mahkemece de tespit edilmiştir.

Ceza Muhakemesinde kabul edilen “in dubio pro reo” şüpheden sanık yararlanır ilkesi aynı zamanda evrensel bir ilkedir. Bu ilkenin özü ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir.

Buna göre, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmiş ise sanık yada sanıklar tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimali değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe yada başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Yüksekte olsa ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, Ceza Muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir.

Somut olay bu açıklamalar ışığında ve tüm dosya içeriği göz önüne alınarak değerlendirildiğinde;

. Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğünün 21.09.2010 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen ve . plakalı araçta elde edilen montun kol ağzında tespit edilen atış artıklarının bu montu giyen kişinin ateş ettiği gibi, ateş eden şahsın yanında bulunması durumunda oluşabileceği ve olayla ilgisi olmasa dahi herhangi bir kişinin ateş eden el ile teması halinde de atış artıklarının geçebileceği açık biçimde belirtildiği halde, araçta elde edilen montun suça sürüklenen çocuk.ait olduğunun hangi beyana dayanılarak kabul edildiği açıklanamamıştır.

Mahkemece suça sürüklenen çocuk ve sanıkların öldürme olayı ile ilgisi bulunmayan kendi durumları ile ilgili beyanlarındaki kısmi çelişkilerden, olay öncesi aralarında herhangi bir telefon görüşmesi olmadığı halde olaydan 15-20 dk sonraki görüşmelerini ve . plaka sayılı aracın aidiyeti konusundaki açıklamalardan hareketle suça sürüklenen çocuk . ile sanıklar .,., kan gütme saikiyle maktulü öldürme fiiline yardımdan mahkumiyetlerine

yeterli delil bulunmadığından beraatleri yerine mahkumiyetlerine dair kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

07/04/2016 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı . huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık . müdafii Avukat .yüzüne karşı 14/04/2016 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2015/3641, K. 2016/1814, 7 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2015/3641
Karar No
2016/1814
Tarih
7 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/3642 K.2016/4257
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3642 K.2016/1689
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/3643 K.2016/4258
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2015/3643 K.2016/4444
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3643 K.2016/1719
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2015/3644 K.2016/1884

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.