KÜNYE
1. Ceza Dairesi 2016/3210 E., 2017/4447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak ya da yakalanmamak için öldürme
- Hüküm
- TCK.nun 82/1-h, 35/2, 62, 53/1-2-3, 63, 54. CMUK.nun 326/son maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası.
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
1- Bir önceki bozma ilamında, bozma sebebi olarak açıkça belirtildiği halde;
a)- Sanık hakkında TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanırken indirim oranının gösterilmemesi,
b)- Sanığın mağduru av tüfeğiyle mide, kalın barsak, ince barsak, dalak yaralanmasına, splenektomi ve hemikoloktemiye, organ kaybı ve zaafına, hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nun 35. maddesi uyarınca üst sınıra yakın bir ceza verilmesi yerine, yazılı şekilde 15 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Karşı temyiz bulunmaması ve CMUK'nun 326/son maddesinin uygulanmış olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in mağdur ...'a yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre, bozma ilamına uyularak verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfına, teşdiden ceza tayinine, eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2016/3210, K. 2017/4447, 29 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama